Buluşun Patenti Ev Hanımında

Yıllarca eşinin başarılı olması için emek harcayan, iki çocuğunu yetiştirip büyüten Demet Hanım, gıda sektöründe emin adımlarla adını duyuruyor. Evinin mutfağında ailesi ve dostları için hazırladığı nefis ürünleri, şimdi...

Yıllarca eşinin başarılı olması için emek harcayan, iki çocuğunu yetiştirip büyüten Demet Hanım, gıda sektöründe emin adımlarla adını duyuruyor. Evinin mutfağında ailesi ve dostları için hazırladığı nefis ürünleri, şimdi ticari kazanç için marketlere pazarlıyor. Bu arada eşinden de en ufak destek almadan ve kendi ayakları üzerinde durarak.

Erdal İpekeşen

Erdal İpekeşen

Ev hanımı Demet Ergenekon Kayalar, formülünü kendi geliştirdiği dondurulmuş waffle ve suflelerin dünyada patentini alan ilk kişi oldu. Bununla da yetinmeyip 20 milyar liralık yatırımla üretime başladı. Ürünlerini pazarlamak için Migros ile anlaşırken, Real, Carrefoursa´yı da sıraya soktu. Üstelik patenti satın almak isteyen bir dondurulmuş gıda üreticisini de geri çevirdi. Şimdilerde Demet Hanım´ın dondurulmuş waffle ve sufleleri Ankara´nın varlıklı semtlerindeki birkaç markette büyük ilgi görüyor.

Aslında ev hanımı olmanın yanında, Demet Hanım´ın önemli bir özelliği daha var. O da eski bakan ve ANAP Yozgat Milletvekili Lütfullah Kayalar´ın eşi olması. Lütfullah Bey´i daha iyi tanımlamak gerekirse, geçmişte Mesut Yılmaz´ın baş muhalifi ve lider adayı olarak ANAP´ın etkin isimlerinden biri diye niteleyebiliriz.

Yıllarca eşinin başarılı olması için emek harcayan, iki çocuğunu yetiştirip büyüten Demet Hanım, gıda sektöründe emin adımlarla adını duyuruyor. Evinin mutfağında ailesi ve dostları için hazırladığı nefis ürünleri, şimdi ticari kazanç için marketlere pazarlıyor. Bu arada eşinden de en ufak destek almadan ve kendi ayakları üzerinde durarak.

Klarnetçinin gazabına uğramayın

Ankara´da meyhane kültürü farklı tarzlarla yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Mezelerin uyumundan ve lezzetinden daha çok, sazlı sözlü eğlencelere önem verilerek, mekânlar ayakta durmaya çalışıyor. Birçoğunda şakıyan gay sanatçılar ise İstanbul´daki emsallerini aratmayan tavırlar içinde. Gay´i olmayan meyhanenin ise mutlaka bir Çingene gurubu ya da 3-4 sazdan oluşan fasıl takımı bulunuyor. Masanızdakilerle sohbete girmeniz için ses tesisatından salona yayılan müziğin, dolayısıyla da sanatçı takımının programa ara vermesini beklemeniz gerekiyor. Halbuki meyhanede müziğin volümü asla sizi rahatsız etmemeli ve bir yandan şarkıları dinlerken diğer yandan sohbetinizi sürdürebilmelisiniz. Mekândan çakır keyif çıktığınız zamansa sesten ambale olmuş bir beyin yapısında asla olmamalısınız. Ses tesisatı olmayan ama masa masa dolaşıp istediğiniz müziği icra eden gurupları barındıran meyhanelerde ise başka türlü rahatsızlıkları yaşıyorsunuz. Klarnetçinin, para vermeniz için kulağınızın dibinde kasten öttürmesi bir kenara, bahşişi geciktirdiğiniz için kemancının aletini ok gibi kullanmaya başlaması başka bir tehlike. Hele hele darbukacı da ordaysa yandınız. Para vermediğiniz için cüzdanınız içindeki nakit kurtulabilir, ama kulak zarınız için aynı şeyleri söylemek pek mümkün olmaz. Kanun ve udu çalanın manevra kabiliyetinin sınırlı olması ise en büyük avantajınız.

En fazla talep hangi başbakandan?

Hep merak etmişimdir, “Yeni Başbakan makam odasına yerleşirken, kullandığı kırtasiye malzemesinden bilgisayarlara kadar birçok eşyayı kendi imkânlarıyla, yanında mı getirir?” diye. 57´nci Hükümetin Başbakanı Bülent Ecevit´in Erica marka daktilosu sayesinde bu sorunun yanıtını öğrendim. Meğerse, her yeni hükümet döneminde, özel kalem, Başbakan´a çalışmak için nasıl bir malzeme kullanmak istediğini sorar ve ona göre DMO´dan malzeme getirtirmiş. Ecevit´in Başbakanlık makamında yaklaşık 4 yıl kullandığı Erica marka daktilo da bu şekilde Devlet Malzeme Ofisi´nden sağlanmış. Daktilo, yeni hükümette kullanacak birisi olmadığı için DMO´ya geri iade edilecekmiş. Bugüne kadar Devlet Malzeme Ofisi´nden en fazla talepte bulunan başbakanımız rahmetli Turgut Özal olmuş. En az istekte bulunan ise Erica marka daktilo kullanmasından da anlaşılacağı gibi Bülent Ecevit´miş.

Devletin malı hurdaya çıkacak

AKP´nin iktidara gelmesiyle birlikte projelerini anlattığı kurumlardan biri de Enerji Bakanlığı oldu. Genel Başkan Tayyip Erdoğan, yatırımların çoğalması ve hızlanması için, özellikle DSİ´nin elindeki makinelerin müteahhitlere kiralanacağını söylemişti. İşte bu sözler Enerji Bakanlığı içindeki bürokratları çok kızdırdı. Bakanlık, son üç yıl içinde uzun vadeli kredilerle elindeki makine parkını yenilerken, alınan vinçten dozere kadar birçok araç sayesinde gelecek 20 yılın yatırımını yapmıştı. Bürokratlar, bu noktada AKP´nin planına sıcak bakmıyor. Devletin kullandığı yepyeni makinelerin müteahhitlere ucuza kiralanarak hurda haline döneceğini söylüyorlar. Devletin imkânlarıyla birilerinin zengin edileceğini, kendilerine de makine parkının posasının kalacağını vurguluyorlar.

Kategoriler
Köşe Yazıları
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular