‘Bu İş Şımarıklık Götürmez’

Deneyimli işletmeci Mehmet Tuna, 28 yıllık mekânını ve eğlence sektörünü anlattı Şamdan, iki yıl sonra Guinness Rekorlar Kitabı’na en uzun süreli hizmet veren mekân olarak girecek Mehmet Tuna’ya göre,...

Deneyimli işletmeci Mehmet Tuna, 28 yıllık mekânını ve eğlence sektörünü anlattı

  • Şamdan, iki yıl sonra Guinness Rekorlar Kitabı’na en uzun süreli hizmet veren mekân olarak girecek
  • Mehmet Tuna’ya göre, 28 yıl önce eğlence yeri işletmeciliği daha zordu; çünkü iş yemeği yoktu
  • Tuna, Şamdan’ın başarısını ise ‘Hiçbir zaman modaya uymadık’ diye açıklıyor

Mehmet Tuna_0_0_0Yirmi sekiz yıllık bir mekân olarak Şamdan’ın Guinness Rekorlar Kitabı’na girmesine sadece iki yıl kaldı. 2005 yılında 30’uncu yılını tamamlayacak olan Şamdan, böylelikle ‘aralıksız en uzun süreli hizmet veren mekân’ dalında rekoru Türkiye’ye getirecek. DJ’lik yaparak bu işe başlayan; Metin Fadıllıoğlu ve Ahmet Çapa ile birlikte Şamdan’ı açan Mehmet Tuna, 32 yıllık tecrübesiyle Şamdan’ı ve eğlence sektörünün gelişimini anlattı.

– DJ’likten işletmeciliğe geçiş nasıl oldu?
DJ’liğin yanı sıra Sait Halim Paşa Yalısı’nda başladım işe. 1971 yılıydı. Plaja da bakıyordum. Sonra mutfağa da merak saldım. 18 yaşında sabah akşam çalışıyordum, gayet aktiftim. İşi çok sevdim. Zaten sevmeden yapılacak bir iş değil bu. Yükselmek için çok sevmek şart. Ben bu işe girdiğimde çok bakirdi. Çok iyi bir grupla birlikte başladım. Metin Fadıllıoğlu ve Ahmet Çapa ile birlikte girdik eğlence işine…

– O dönemde eğlence anlayışı nasıldı?
Eğlence anlayışı farklıydı. Zor bir dönemdi. Dışarıda iş yemeği yemek gibi bir kavram yoktu. Akşam dışarıda yemek yiyen veya eğlenen çok sınırlı sayıda insan vardı. Ve bu kişiler de zaten belliydi. Dışarıda yemek yeme alışkanlığı yoktu.

– 28 yıldır Şamdan’ın devam etmesinin sırrı nedir?
Bu işin sırrı, aynı çizgide devam etmemiz. Gerektiği yerde gereken rötuşları yaptık. Rakiplerimiz çıkıp da işimiz düştüğü zaman veya tam tersi, işimiz çok yukarı çıktığı zaman, asla tavırlarımızda bir değişiklik olmadı. Hürmette bir kusur etmedik. Dolayısıyla bir sempati kazandık. Hiçbir zaman modaya uymadık. Biz her zaman Şamdan gibi davrandık. Bu iş şımarıklık götürmez. Aşağıya doğru düşmeye başlarsınız

– Eğlence sektörünün gelişiminde ne etkili oldu?
Eğlence sektörü bu hale son 15 yılda kat ettiği yolla geldi. Sadece İstanbul değil, tüm Türkiye’de Avrupa standartlarının üzerinde. Biz sadece turizm anlayışından şikâyetçiyiz. İnsanları otellere hapsetmekten vazgeçmeliyiz. Dışarıya çıkarmalıyız. Dışarı çıkarmak demek de sadece Göreme’ye götürmek veya alışveriş için halıcıya sokmak olmamalı. Şu anda bakanlığa teşekkür etmek istiyorum. Çünkü bu konulara ciddi bir şekilde eğiliyorlar ve turizmdeki her birimle ortak bir bakış açısı oluşturmaya çalışıyorlar.

– Zor bir iş mi bu?
Bu, çok zor bir iş. Batma imkânı gayet kolaydır. Başka işlere benzemez. Bir dakikada isminiz cisminiz bile unutulur, böyle isimler de vardır. Türkiye’de işletme açan insanlara şövalye demek lazım. Çok güzel şeyler yapıyorlar ve bunların geri dönüşleri öyle kolay değil.

– Bu mekânlar tanıtımlarda kullanılırsa daha fazla turist gelir demek mi bu?
Hayır. Fazla turist gelmesinden ziyade, daha fazla harcaması sağlanmalı. Elbette bu mekânlar var diye turist sayısı artacak değil.

– Somut olarak ne yapılmalı peki?
Bu sektör hükümet politikalarına bağlı kalmamalı. 10 yıllık bir program hazırlanmalı ve uyulacak kurallar bir daha keyfi değiştirilmemek üzere belirlenmeli. Türkiye’nin nasıl Anayasası varsa eğlence sektörünün de böyle bir Anayasası olmalı. Böylece herkese eşit imkânlar sunulur ve yatırımlar artar.

– Magazin basınından şikâyetçi misiniz?
Magazin basınından şikâyetçiyiz. Niye? Bazı gazeteciler yanlış haberlere yol açıyor. Dostluk illa pohpohlamak değildir yani. Bana karşı bir tavırları yok. Ama Reina’ya karşı var olduğunu biliyorum. Bu yanlış.

– TURYİD’i kurdunuz. Neyi amaçlıyorsunuz?
Derneğimizin şu anda 64 üyesi var. 10 kişilik yönetim kurulumuz var. Turizm Yatırımcıları ve İşletmecileri Derneği’nin amacı güç birliği yapmak. Birbirimizle aramızdaki kavgaları sona erdirmek.

– Geçmişte işçilerin temsilcisi Şemsi Denizer’in Ankara’ya yürüyüşüne kumanya ile destek verdiniz. Bunu neden yaptınız?
Taşlı sopalı protestoları sevmiyorum. O gün çok kaliteli bir yürüyüş vardı. Onu gördüm, insanların uzun bir yol alacaklarını hissettim, onlara bu şekilde destek olabileceğimi düşündüm.

– Denizer ile konuştunuz mu daha sonra? Ne dedi?
Daha sonra Şemsi Denizer bizde yemek yedi. Ummadığı bir şey gördüğünü söyledi. Çünkü o zaman biz iktidar kesim, onlar sol alt kesim olarak görünüyordu. Bu dayanışmadan etkilendiğini belirtti. Bizim o yakıştırılan gibi olmadığımızı anladı. Teşekkür etti ve bunu defterimize yazdı.

– Böyle yaşamak zor mu?
İzmir-Bodrum-İstanbul hattında sürekli mekik dokuyorum. Bu arada üç tane çocuğum var. Hiçbirini doğru düzgün görmüyorum. En başta karım şikâyetçi. Eğlencenin ne olduğunu çalışmaktan anlayamadık.

– Siz eğlenemiyorsunuz öyleyse?
Yok canım, nerede? Ben evimde karımla televizyon seyretmeyi tercih ediyorum. Kulağım yüzde elli işitiyor yani.

Kategoriler
Magazin
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular