Bir Damla Yağdan Bin Şifa

Bitkisel yağlar ilaç, gıda ve kozmetik sektörlerinin vazgeçilmez parçası… Ateş, akne, tansiyon ve yaraya bergamot. Safra kesesi ve böbrek sorunlarına çam. Egzamaya lavanta, diş ağrısına karanfilyağı. Bitkilerden sağlık ve...

Bitkisel yağlar ilaç, gıda ve kozmetik sektörlerinin vazgeçilmez parçası…

Ateş, akne, tansiyon ve yaraya bergamot. Safra kesesi ve böbrek sorunlarına çam. Egzamaya lavanta, diş ağrısına karanfilyağı. Bitkilerden sağlık ve güzellik damlıyor…

Bir Damla Yağdan Bin Şifa

Fransız kimyager Dr. Gattefosse, 1920´lerin sonunda bir gün laboratuvarında deney yaparken kazara elini yakmış. İmdadına ise o esnada elinde bulunan şişeden dökülen lavanta yağı yetişmiş. Dr. Gattefosse lavanta yağının elini hızla iyileştirdiğini görmüş. Araştırmalarını bu yönde sürdüren Dr. Gattefosse, bitkilerden elde edilen yağların mikrop öldürücü, iyileştirici özelliklerini saptamış.

Ve aromaterapi, yani bitkisel öz yağlarıyla terapi, sözcüğünü tıp diline sokmuş.

Bitkisel öz yağların sağlık ve güzellikteki kullanımı aslında çok eski çağlara dayanıyor. Eski Mısırlıların, Yunanların, Çinlilerin bitki yağlarının şifalı özelliklerinden yararlandıkları biliniyor.

Bitkilerden elde edilen uçucu yağlar, özellikle ilaç, gıda ve kozmetik sektörlerinin vazgeçilmez bir parçası. Ağrı kesici, yara iyileştirici, sakinleştirici, mikrop ve mantar öldürücü, ferahlatıcı, stres atıcı, zihin açıcı, uyutucu etkileri var. Ayrıca kasılma ve spazmları önleyebiliyor, sindirim ve solunum sistemlerini düzenliyor, cilt hastalıklarını iyileştirebiliyorlar. Bitkilerden elde edilen bu değerli yağlar `güzelleştirici’ etki de sağlıyor.

Uçucu yağ, bitki, hayvan ve mikroorganizmalar gibi canlılarca üretilen uçucu maddeler karışımı. Genellikle kokulu olan bu maddeler, yağ görünümünde oldukları için, `esans’, `uçucu yağ’ veya `eterik yağ’ olarak adlandırılıyorlar. Türkiye´de her yıl tonlarca üretilen kekikyağı, defne yağı, adaçayı yağı ve gül yağı yurtdışına satılıyor. Son derece pahalı olan bu uçucu yağların, zeytinyağı, bademyağı gibi sabit yağlardan en önemli farkları, emici bir kâğıda damlatılıp açığa bırakıldıklarında hiçbir iz bırakmadan uçmaları. Gülü, zambağı veya leylağı kokladığımızda algıladığımız koku, içerdiği uçucu yağlardan ötürüdür.

Bir kilo gülyağı elde etmek için 3.5 ila 4 ton taze gül çiçeğinin damıtılması gerektiğini, bir kilo Türk gülyağının yurtdışı piyasadaki satış fiyatının ise 4 ila 5 bin dolar civarında olduğunu biliyor muydunuz? Türkiye’nin en büyük üreticisi olduğu kekikyağı da kalitesine göre 60 ile 120 dolar arasında alıcı bulurken, bir kilo ödağacı yağı 30 bin dolara satılıyor. Yani pek çok derde deva bu ürünler, yükte hafif, pahada ise oldukça ağırlar…

Bitkilerden elde edilen uçucu yağların birçok özelliği var. Özellikle de tedavi edici özelliklerinden söz etmek mümkün. Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hüsnü Can Başer, `Aromaterapi’ olarak tanımlanan bu alandan söz ediyor. Başer, “Aromaterapi, aslında, uçucu yağların sadece koklanarak etkilerini gösterdiği bir alan olarak gelişmişse de günümüzde uçucu yağların her türlü dahili ve harici kullanımı aromaterapi olarak adlandırılmakta. Çoğu uçucu yağlar, güçlü antimikrobik özelliğe sahip. Özellikle gıdalarda bulunan ve antibiyotiklere karşı bağışıklık kazanmış bazı patojen mikroorganizmaların yok edilmesi için vücuda zararsız ve etkili antimikrobik maddeler olarak uçucu yağlar, son yıllarda büyük ilgi toplamaktadır. Uçucu yağlar, uçucu özellikleri nedeniyle mikropları öldürdükten sonra ortamdan uzaklaştıklarından, geride artık bırakma riski de taşımazlar. Bilhassa, kekikyağı, çöpkaranfil, tarçın, yenibahar, sitronella, limonotu, limon, oğulotu, limon kokulu ökaliptus ve kefe kimyonu yağları güçlü mikrop öldürücü yağlardır” diyor. Limon ve portakal kabuğu yağında bol bulunan limonen, lavanta yağında bulunan perilla alkol, kekikyağında bulunan karvakrol, gül ve ıtıryağında bulunan geraniol adlı maddelerin ise antikanser etkili olduğunu söylüyor Prof. Başer.

Ancak elbette bu yağları da gelişigüzel kullanmak son derece yanlış. Uçucu yağların, güçlü fizyolojik etkilere sahip olduklarını söyleyen uzmanlar, dahili kullanıldıklarında zehirlenmelere, harici kullanıldıklarında ise alerjilere neden olabileceklerini vurguluyorlar. Ayrıca uçucu yağları, gözle temas ettirmek de yanlış. Dolayısıyla en iyisi, bir uzmana danışmak.

Sağlık sektörünün yanı sıra uçucu yağlar, koku ve tat özelliklerinden dolayı parfümeri ve gıda sanayiinde de kullanılıyorlar. Başer, “Özellikle de sosların ve hazır yemeklerin hazırlanmasında uçucu yağlardan yararlanılıyor. Uçucu yağ karışımları son yıllarda domuz, at, tavuk gibi hayvanların yemlerine de katılıyor. Bu maddeler hem yemin dayanıklılığını artırmakta hem de hayvanların gelişmesinde, veriminde olumlu rol oynamakta ve fire oranını en aza indirmekte” diyor.

Uçucu yağlar, özellikle ilaç, kozmetik ve gıda endüstrisinin vazgeçilmez hammaddeleri, ancak uzmanlar, bunların “şifa getirmesi” için içilmesinin yanlış olduğunu söylüyorlar. Başer, “Uçucu yağın damıtılması esnasında yağ altında kalan sulu kısım, yağdan tamamıyla ayrıldıktan sonra `aromatik su’ olarak içilebilir. Son yıllarda özellikle kekik suyunun kullanımı oldukça popüler hale geldi. Adaçayı, biberiye, nane, oğulotu, ısırgan ve gülsuları da piyasada satılmakta” diyor.

Peki ya ürettiğiniz ürünün kalitesini belirlemek isteyen bir üretici veya kullanmadan önce herhangi bir bitkiyle ilgili bilgi edinmek isteyen sıradan bir vatandaş iseniz kime ve nereye danışacaksınız? Bugüne kadar bitkilerle ilgili kafalara takılan her türlü soru, 1980´den beri Anadolu Üniversitesi bünyesinde bulunan Türkiye´nin ilk ve tek Tıbbi ve Aromatik Bitki ve İlaç Araştırma Merkezi´ne (TBAM) yöneltilebiliyor, güvenilir bir yanıt alınabiliyordu. Ancak artık TBAM, üniversitenin aldığı bir kararla kapatıldı. Herhalde yönetim, bu işi bilim adamlarının değil, babadan oğula kalmış bilgiler doğrultusunda halkın sağlığıyla oynayan şarlatanların üstlenmesini daha uygun buluyor…

Bazı uçucu yağlar ve kullanım alanları
  • Melekotu yağı: Hazımsızlık, öksürük, ateş
  • Anason yağı: Hazımsızlık, öksürük, bronşit
  • Fesleğen (Reyhan) yağı: Gut, ağrı, bronşit, halsizlik, soğuk algınlığı, migren, depresyon, sivrisinek kovucu
  • Bergamot yağı: Ateş, akne, tansiyon, yara
  • Sitronella yağı: Böcek öldürücü, deodoran, tonik, stimulan
  • Ökaliptus yağı: Boğaz ağrısı, öksürük, bronşit, sinüzit, cilt enfeksiyonları
  • Rezene yağı: Hazım sorunları, menopoz, oburluk, bulantı, kabızlık, idrar zorluğu
  • Lavanta yağı: Yanıklar, kesikler, böcek sokmaları, yaralar, egzama, dermatit, baş dönmesi, baş ağrısı, enfeksiyonlar, sivilce, astım, damar sertliği
  • Çayağacı yağı: Virüs, bakteri ve mantar enfeksiyonları, yara, yanık, soğuk algınlığı, nezle, sivilceler
  • Bahçe nanesi yağı: Gaz sancısı, hazımsızlık, bağırsak spazmı, bulantı
  • Çam yağı: Safra kesesi ve böbrek sorunları, romatizma, solunum sistemi hastalıkları, dolaşım bozuklukları
  • Kekikyağı: Yara iyileştirici, ağrı kesici, cilde kan çekici ve antiseptik özelliklidir. Romatizmada dıştan ovarak kullanılır
  • Lavanta yağı: Koklama yoluyla lavanta yağının ferahlatıcı, mutluluk duygusu verici, uyku düzenleyici, stresi azaltıcı, spazm ve kasılmaları çözücü, Alzheimer hastalığında bunamaya karşı, öğrenmeyi hızlandırıcı ve matematik hesaplamalarda performans artırıcı etkileri belirlenmiştir. Lavanta yağı ayrıca yanıkları da iyileştirir.
  • Karanfilyağı: Kekikyağı ile bir pamuğa damlatılarak ağrıyan dişin üzerine bastırılır.
  • Dereotu ve rezene tohum yağları: Bebeklerin gaz sancılarına karşı hazırlanan aromatik suların terkibine girerler.
  • Zencefil ve papatya yağı: Spazm çözücü özelliğe sahipler.
  • Limon yağı: Nasırlara doğrudan tatbik edilebilir.

 

Pratik bilgiler
  • Saç bakımı: Şampuana veya son durulama suyuna birkaç damla uçucu yağ damlatılarak kullanılabilir. Sağlıklı saç bakımı için biberiye, yenibahar ve papatya yağları; bit ve pire için lavanta yağı; kepek için ise bergamot, çayağacı ve defneyağı kullanılabilir.
  • Buğu: Sekiz damla uçucu yağ bir kâse sıcak suya damlatılır. Başa havlu örtülüp kâseye yaklaşılır, gözler kapatılır ve derin nefes alarak buğu bir dakika kadar içe çekilir. Biraz ara verilip aynı işlem tekrarlanır. Karanane veya kekikyağı sinüs, boğaz ve göğüs enfeksiyonlarında yararlıdır. Limon ve çayağacı yağları `cilt saunası’ gibi kullanılabilir.
  • Banyo: Küvet suyla doldurulduktan sonra 5-10 damla uçucu yağ damlatılır, karıştırılır ve içine girilir. Uçucu yağın hem cilt üzerindeki hem de solunum yoluyla etkisinden yararlanılır. Papatya, lavanta, biberiye ve çam yağları kullanılabilir.
  • El ve ayak banyosu: 5-10 damla uçucu yağ, bir litre ılık suyla dolu bir kaba damlatılır ve karıştırılır. El veya ayaklar bu suya sokulup beklenir. Çay ağacı yağı, özellikle el ve ayaklarda oluşan bazı mantar hastalıklarında yararlıdır.
  • Masaj: 25 ml bitkisel sabit yağa (susam, bademyağı vs.) 18 (çocuklar için 6) damla uçucu yağ karıştırılır. Yağ olarak jojoba yağı, susamyağı, bademyağı veya herhangi bir bitkisel sıvı yağ kullanılabilir. Karanane yağı (masaj yağı şeklinde), mide üzerine ovularak hazımsızlık giderilebilir. Mercanköşk yağı ense ve omuz tutulmalarında aynı şekilde ovarak kullanılır.
  • Kompres: Altı damla uçucu yağ bir kâse sıcak veya soğuk suya damlatılır. İçine bir bez daldırılır, sıkılır ve tedavi gerektiren bölgeye bastırılır. Soğuk kompres, alın, şakak ve enseye tatbik edilerek baş ağrısı ve şişlikler; sıcak kompres ise adale ağrısı ve kramplar için kullanılır.
  • Sprey: 50 ml saf suya 50-75 damla uçucu yağ ilave edilir. Fısfıslı bir şişeye (bir sprey şişesine) koyulan bu karışım çalkalandıktan sonra sprey şeklinde sıkılarak kapalı mekânlarda çevrenin kötü kokusu değiştirilir.
  • Cilt bakımı: 100 ml memba suyu veya saf suya 20-30 damla uçucu yağ damlatılır. Hafifçe çalkalanır. Birkaç gün karanlık ve serin bir yerde bekletilir. Kahve, süzgeç kâğıdından süzüldükten sonra kullanılır. Bu suya uçucu yağın suda çözülen bileşikleri geçer ve cilt bakımı ve temizliği için, ayrıca, akne, dermatit ve egzamayı iyileştirmek amacıyla kullanılır. Bu amaçla hemen her yağ kullanılacağı gibi, daha klasik olan gül, turunç çiçeği, lavanta ve limon yaprak yağları ile bunların karışımları da kullanılabilir.
Kategoriler
Sağlık
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Suyun Mucizeleri

    Suyun Mucizeleri

    Toksinlerden ve şişkinliklerden arının, enerji ve hayatla dolun… İşte gerçek bir “sağlık ve güzellik kürü”. Dümdüz bir karın, esnek bir cilt ve sınırsız enerji için suyun mucizeleriyle tanışmaya hazır...
  • Evinizdeki mikropların bulunduğu 7 mikroplu yer

    Evinizdeki mikropların bulunduğu 7 mikroplu yer

    Hayatınızda ki düzeni oturttuğunuzu ve spor yapıp, sağlıklı besleniyorsanız buna rağmen hastalıklardan bir türlü kurtulamıyorsanız size bir haberimiz var. Evinizdeki mikroplar çok iyi bir şekilde gizlenmiş olabilir. Mikroplar özellikle...
  • vücudun susuz kalması demek kalbin yorulması demek

    Unutmayın, vücudun susuz kalması demek kalbin yorulması demek!

    Ramazanda Sağlık Oruç tutmak tabii ki sevap… Ama bir o kadar hem kendinize hem de sevenlerinize sevap işlemek istiyorsanız, iftar masasında tıka basa yemek yemeyin. Turp gibi olsanız bile...
  • Çocuk cerrahisi hakkında genel bilgiler

    Çocuk cerrahisi hakkında genel bilgiler

    Genel olarak; boyun, göğüs, karın, pelvis, ürogenital ve bedendeki eksternal kitlelerin cerrahi tanı ve tedavisiyle çocuk cerrahları uğraşırlar. Çocuk cerrahisi klinikleri ve pediatrik cerrahların bulunmadığı yerlerde ve zamanlarda başka...