Bir çınar devrildi

98 yaşındaydı, Uşak’ın İkisaray Köyü’nde doğdu. Gençkızlık döneminde Yunan işgalini yaşadı. Asıl önemlisi, Yunan bozgununda savaşın tüm acılarına tanık oldu. Evler yıkıldı yakıldı, kadınların kızların ırzına geçildi. Ve insanlar...

Dr. Haydar Dümen98 yaşındaydı, Uşak’ın İkisaray Köyü’nde doğdu. Gençkızlık döneminde Yunan işgalini yaşadı. Asıl önemlisi, Yunan bozgununda savaşın tüm acılarına tanık oldu. Evler yıkıldı yakıldı, kadınların kızların ırzına geçildi.

Ve insanlar öldürüldü. 96 yaşına geldiğinde tek çocuğuna: “Oğlum ölmeden önce son bir arzum var, Atatürk’ün kabrine gidip onunla helalleşmek istiyorum”, dedi. Atatürk’ün kabrine gitmeden önce de, Yunan Başkomutanı Trikopis’in esir alındığı yere dikilen kitabeden bir avuç toprak aldı. Ankara 2. Kolordu’dan da izin alınarak, Anıtkabir’de törenle bu toprak anıtkabir komutanına teslim edildi.

Ve, bu neredeyse yüz yıllık çınar, anıtkabir defterine aynen şunları yazdırdı:

Nazife Dümen Atatürke Mektup

“Atam, ben Nazife Dümen. 96 yaşındayım Uşak’ın İkisaray Köyü’nde doğup yaşadım, Yunan işgalini gördüm. Bizi sen kurtardın, “hakkını helal et”, diye helalleşmeşye geldim. Sana nankörlük edenleri duyup gördükçe tüylerim diken diken oluyor. Onlara huzuru mahşerde hesap soracaklar arasında ben de varım. Trikopis’i esir aldığın yerden bir avuç toprak getirdim, bunu dünya uluslarına barış çağrısıyla toprağına emanet ediyorum. Savaş kimseye yaramadı ve yaramaz. Bizler, savaşın kurtuluşun son bir kaç üyesi kaldık. Bayrağı en yakınım, gelinim Gül Dümen’e teslim ediyorum. Umarım benden sonra gelecekler, bu mücadelenin peşini bırakmazlar. Son arzularım budur rahat uyu.”

Sözlerini ve dileklerini yazdırdıktan sonra okuma yazması olmayan bu kadın parmağını bastı ve 19 Temmuz 2001 günü bu anılarıyla, yaşam mücadelisinin çileleriyle, dirençleriyle ve bu ülkeyi var eden kitlelerin bireysel simgesi olarak öbür dünyaya göçüp gitti. Bu kadın benim annemdi.

Bu ülke kolay kolay kazanılmadı. Bu ülkeyi kendi çıkarları ve sömürüleri doğrultularında harcayan, boğazlarından ballı lokmalar geçen insanların, her lokmanın içinde düğüm düğüm emek, düğüm düğüm acı, düğüm düğüm hakkı yutmanın vicdan azabını duymadan yaşadıklarını biliyorum. Ama bir gün huzuru mahşerde annem de onların yakasına yapışırsa sakın şaşırmasınlar çünkü öyle düşünüyordu.

Anneciğim rahat ve huzurlu uyu. Dediklerin gerçekleşecektir.

Kategoriler
Köşe Yazıları
Dr. Haydar Dümen

Dr. Haydar Dümen sizlere her zamanki gibi en yeni ve en doğru bilgileri veriyor.
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Zeka Düzeyimiz

    Zeka Düzeyimiz

    Ulu önderimizin bir sözü var:”Türk milleti zekidir” diyor. Bana göre hiç yanılmamış bu büyük adam, burada da mı yanılmıyor. Yani, Türk Ulusu zeki midir? Yoksa, Aziz Nesin Usta’nın dediği...
  • Yaşanmış bir öykü

    Yaşanmış bir öykü

    Yörede az bulunan beyaz tenli, yeşil gözlü, kumral saçlı güzel kadın ateşler içinde yatmaktadır. Hastaya umar gerek. Umar kapısı ise, şeyhin kapısıdır. Umarsızlığın ezikliğinde, sabahın erken saatlerinde korkak eller...
  • Aşkın Metafiziği

    Aşkın Metafiziği..

    Hiç merak ettiniz mi, karşı cinsi neden ve hangi özelliklerinden severiz? Örneğin erkekler için bir güzellik kraliçesi şu ölçülere uyar: Uzun boylu, ince belli, dolgun göğüslü, dolgun kalçalı, gür...
  • Yetişin herif ölüyor

    Yetişin herif ölüyor!…

    Size bugün yaşanmış ve gerçek bir olayı masalmış gibi anlatacağım. Bir zamanlar ülkenin birinde o ülkeyi yöneten en büyük başlardan, halkın masal kahramanı gibi nitelediği bir adam varmış. Adam...