Bilgisayar Kafalılar

Bilgisayarınıza ya da network’e bağlanırken, şifreleri bir harf ya da nokta şaşırdığınızda, kırk yıllık network’ünüz sizi tanımamazlıktan gelebilir. Beyninin bilgisayar gibi işlemesinden şişinenler için pek iyi bir yorum olmayacak...
Bilgisayar Kafalılar
Yankı Yazgan

Prof. Dr. Yankı Yazgan

Bilgisayarınıza ya da network’e bağlanırken, şifreleri bir harf ya da nokta şaşırdığınızda, kırk yıllık network’ünüz sizi tanımamazlıktan gelebilir. Beyninin bilgisayar gibi işlemesinden şişinenler için pek iyi bir yorum olmayacak bu söylediğim, ama, bilgisayarlar, bazen biraz “kalın kafalı” davranabilirler. Ayrıntılara düşkün ve titiz bilgisayar sistemlerinin, bir harf eksik olduğunda bile sizin siz olduğunuzu anlayabilmesi için, “esneklik” programları yazılıp yüklenmesi gerekir.

Otomatik yükleme. Bizler büyüyüp gelişirken, pek çok bilgiyi ve o bilgiyi nasıl kullanacağımızı (bilgisayardan farklı olarak) otomatik olarak (ve pek de çaba göstermeden) öğreniyoruz. Her âceminin başına geldiği gibi, ilk uygulama dönemlerinde, katı ve kuralcı oluyor; sonrasında her ayrıntıyı eksiksiz yerine getirmeye, bir ayrıntı eksik olduğunda bütün işin tehlikeye düşebileceğine inanıyoruz. Ne zaman ki, pişip ustalaşıyoruz, o zaman, ayrıntılara titizlenmeden, bütünle ilgili genel izlenimimizle yetinebiliyoruz. Kimlik kontrolu yapılan bir işte olduğunuzu düşünün. Bir süre sonra, alıştığınız kişileri veya kimlikleri daha az sıkı kontrole başlayabilirsiniz. Oysa, aynı işi bilgisayar yaptığında bu tür bir özgüven duygusuna hiç kapılmayacağından, sizin dikkat bile etmeyeceğiniz herhangi bir eksikliği şıp diye bulacaktır.

Sen ile siz ayrımı. Bilgisayar kafalılığın ayrıntıcılığı ve katılığı, gündelik ilişkilerde zorluk yaratabilir. Bir kişiye ne zaman sen, ne zaman siz deneceğini nasıl öğreniriz? Bunu bize öğretmeye çalışanlar olmuştur, ama, hiç bir zaman bütün durumlar için geçerli bir sen/siz kılavuzu oluşmaz. Ya Aylâk Adam romanının kahramanı gibi hiç bir kadına ikinci konuşmada siz dememek gibi bir ilke geliştirirsiniz. Ya da, herkese doğrudan “sen” veya “siz” der, hep bir duruma uymazlık yaratırsınız. Kurallar beklenmedik bir duruma uyabiliyorsa, bu beynimizin olağanüstü esnekliği sayesinde gerçekleşir. Aynı kişiye gündüz “siz”, akşam içki sofrasında “sen”, ertesi hafta işyerinde yine “siz” diyebilecek bilgisayar henüz programlanamadı.

Kategoriler
Köşe Yazıları
Prof. Dr. Yankı Yazgan (Psikiyatrist)

Prof. Dr. Yankı Yazgan, içinde kendinizi de bulacağınız yazılarıyla sizlerle...
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Keşke hamile olsaydı

    Keşke hamile olsaydı

    17 Yaşında bir genç kız karnında beliren büyük bir ur nedeniyle ameliyata alınmıştı. Ameliyat sırasında yumurtalıklardan köken alarak karın içini dolduran iri bir karpuz büyüklüğünde yaklaşık 15 Kg ağırlığında...
  • Bazen isteseniz de unutmayı erteleyemiyorsunuz

    Bazen isteseniz de unutmayı erteleyemiyorsunuz…

    Hekimlere bazen sorarlar; Hastalıklar ve hastalar ile iç içe geçen hayat sıkıntılı olmuyor mu? Hastalarınızın sorunlarından etkilenmeden bu işi nasıl sürdürebiliyorsunuz? Duygularınızı nasıl törpülüyorsunuz? Gerçekten de hastalıklarla mücadele için...
  • Kadercilik

    Kaderime elleşme

    Acaba kantine şimdi mi insem, yoksa öbür teneffüste mi? Hangisinde inersem, beğendiğim kızın gözüne daha çok çarpabilirim? Şimdi inersem, ya o henüz gelmediyse, ya o öbür seferinde iner de...
  • Sessizliğin gürültüsü

    Sessizliğin gürültüsü

    Genç kuşaklar, tıpkı Rönesans insanı gibi sessizliğe gömüldü. Genç kuşaklar, tıpkı Rönesans insanı gibi sessizliğe gömüldü. Bu internet sessizliği, ekran başından ayrılır ayrılmaz bitiyor. Acısını her yerde, her durumda...