“Benim favori mesleğim; garsonluk”

Ailece salıncaklı koltukta. Rafet El Roman (33), Tuğba El Roman (25), büyük kızı Su El Nur (5) ve küçük kızı Şevval Nur (2). Bu arada El Roman, Rafet beyin...
rafet el roman

Ailece salıncaklı koltukta. Rafet El Roman (33), Tuğba El Roman (25), büyük kızı Su El Nur (5) ve küçük kızı Şevval Nur (2). Bu arada El Roman, Rafet beyin gerçek soyadı değil. Almanya’da bir sarkı yarışmasına girmeden evvel İspanya tatilinden dönen bir arkadaşı ona El Romano isimli İspanyol bir halk kahramanından söz ediyor. Buradan esinlenerek Rafet bey de soyadını El Roman olarak değişitiriyor. Gerçek soyadı ise onda saklı.

Yıl 1995. Aksanlı bir Türkçe ile tüm müzik marketlerden aynı şarkı yankılanıyor: “Gençliğin Gözyaşı”. Bir hayli esmer, orta boylu, İtalyan tarzı giyimli genç bir şarkıcı listeleri alt üst ediyor. “Gençliğimin ilk yıllarından beri müzik, sinema gibi sanatlara ilgi duydum. Ama eğitimini Almanya’da havalandırma ve kalorifer tesisatçısı olarak yaptım. Tabi bu meslekte hemen hemen hiç çalışmadım.”

İstanbul Üsküdar’da üç katlı bir villada yaşıyor. Rafet El Roman. Koyu kırmızının hakim olduğu evde her şey çok sade döşenmiş ve sıradan bir ev havası var. Koyu kırmızı koltuklar, ortada büyük bir sehpa, dev ekranlı bir televizyon, yine sade eşyalarla süslenmiş bir vitrin, loş ve sakin bir ortam. Kahvaltıda peynir, zeytin, reçel gibi yiyecekleri tüketmekten hoşlanan ve klasik Türk havasını yansıtan Rafet El Roman yaşamının kalan bölümünde en çok İtalyan tarzını tercih ediyor. Giyiminden, müziğine kadar bu tarzla tamamıyla bütünleşmiş. “İtalyan tarzını o kadar
benimsemiştim ki Almanya’da şarkıcılık ve oyunculuğun yanı sıra haftada üç kez İtalyan restoranlarında garsonluk yapıyordum. Garsonluk en sevdiğim mesleklerden biri. Hem insanlarla tanışıyordum hem de İtalyancamı geliştiriyordum.”

Çok yaramaz bir çocuktum”

Gizlisi saklısı olmayan, doğal, iki kültür arasında kalmış olmanın verdiği farklı bir hava ve hala aksanlı bir Türkçe: 33 yaşındaki 2 çocuk babası şarkıcı, sinema oyuncusu ve şirket sahibi Rafet El Roman’ı en iyi anlatan özellikler.

Çoğumuz onun Almanya’da doğup büyüdüğünü düşünürüz. Oysa o aslında Türkiye’den Almanya’ya gitmiş.1968 yılında Edirne’nin Havsa ilçesinde doğan Rafet El Roman 7 yaşına kadar burada yaşamış. Daha sonra ailesinin yanına Almanya’ya gitmiş. Sahnede ve kliplerinde daima çok hareketli bir insan portresi çizen El Roman’ın çocukluk yılları tüm bunların nedenini açıklıyor. “Öyle yaramaz bir çocuktum ki köy halkı ben Almanya’ya gittiğimde herhalde bayram etmiştir. Kırmadığım cam, talan etmediğim tarla kalmamıştır. Hatta Almanya’ya gittiğimde Alman çocukları beni kaba bulduklarından aralarına almıyorlardı. Başta bunu anlayamıyordum ama sonra durumu kavradım ve değiştim.” Bu arada Rafet El Roman’ın evinde sesler yükseliyor. Büyük kızı 5 yaşındaki Su El Nur “Renkler” kitabından bölümler okuyor! “O üstün zekalı bir çocuk. Ama kendi okuyor sanmayın. O kadar çok okuduk ki kitabı artık ezberledi” diyor baba Rafet El Roman. Diğer ses üst kattan geliyor henüz 2 yaşında olan küçük kızı Şevval Nur’un uyku saati geldi. Fakat evdeki kalabalık onun ilgisini çekiyor ve biraz huysuzluk yapıyor. Sanat camiasının dışında en çok vaktini evine, eşine ve çocuklarına ayırıyor Rafet El Roman. Zaten hep evlenip çoluk çocuğa karışmayı düşünüyormuş. “1995 yılında baktım albümüm iyi iş yaptı. Param, ünüm, gençliğim var. Tek eksik bir eş. Tam bu sırada bir güzellik yarışmasına jüri üyesi olarak katıldım. Türkiye’nin en güzel 20 kızı burada, bunların arasından eşimi seçmeliyim diye düşündüm. Ve böylece Tuğba Altıntop’la tanıştım.”

“Çocuklarım sanatla uğraşsın istiyorum”

Evlilik süreci çok hızlı gelişiyor. Bir yıl içinde (1996) Rafet El Roman (33) kendisinden 8 yaş küçük Tuğba Altıntop’la (25) evleniyor. Yaşça küçük olmasının yanı sıra Tuğba hanım son derece zarif ve güzel bir kadın. Eşine her konuda destek olmaya çalışıyor. Televizyon spikerlerini aratmayacak kadar düzgün bir Türkçeyle eşini bize anlatıyor: “Rafet ailesine çok düşkün. Her konuda beni desteklediği gibi çocuklar konusunda da bana daima yardımcı oldu ve oluyor. Geceleri ağladıklarında o gün çok yorulduğumda benim dinlenmemi sağlamak için o ilgileniyordu.” Çocuklarının meslek seçimine gelince anne baba El Roman’lar hem fikirler. Seçecekleri mesleği onlar belirleyecek ama sanatla ilgilenmelerini isteriz. Baba sanatçı, anne grafiker olunca çocuklar da yetenekli olur.

Tuğba hanım her ne kadar on parmağında on marifet olsa da şu anda çalışmıyor. Başta Rafet El Roman’ın maço bir erkek olduğundan, eşini çalışmadığını düşünsek de onun yanıtı çok farklı: “Türkiye’de mankenlik Avrupa’da veya Amerika’da olduğu gibi profesyonelce yapılsa eşimin manken olarak çalışmasını isterim. Ama şu anda bunu tasvip etmiyorum. Bunun dışında hangi mesleğe yönelmek isterse onun desteklerim. Tuba hanımdan da benzer yanıt geliyor. “Benim asıl mesleğim grafikerlik. Bunun üzerine eğitim aldım. Rafet yeni şirketinde bana bir oda yaptırdı. Orada şirket için çeşitli çalışmalar yapmayı düşünüyorum.” Rafet beyin maço olup olmadığına gelince Tuğba hanımın buna güzel bir yanıtı var. “Eşim çok anlayışlı. Kendisini gece hayatını çok sevmiyor. Ama ara sıra da olsa dışarı çıkmak istiyorum. Böyle durumlarda ben kardeşimle eğlenmeye giderken o evde çocuklara bakıyor. “Yoluna olduğu gibi devam eden Rafet El Roman önümüzdeki yıl da yönetmen olarak karşımıza çıkacak. Nasıl bir film çekeceği şimdilik merak konusu.

Kategoriler
Ünlüler
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular