Ben Sonbahar Kadınıyım: Selda Özer

O, Mudo’nun ilk billboard kızıydı. Mankenlik yaparken de popüler olmayı sevmiyordu, oyunculuğa geçtikten sonra da sevmedi. Sadece sevdiği işi yapıyor olmak ona yetti. Şehnaz Tango’nun Billur´u, Asmalı Konak´ın Dilara´sı...
Screenshot_2020-08-13 MV5BZDM5M2NhYmYtMW

O, Mudo’nun ilk billboard kızıydı. Mankenlik yaparken de popüler olmayı sevmiyordu, oyunculuğa geçtikten sonra da sevmedi.

Sadece sevdiği işi yapıyor olmak ona yetti. Şehnaz Tango’nun Billur´u, Asmalı Konak´ın Dilara´sı Selda Özer kendini anlattı.

Soğuk, uzak ve yalnız kadın… Fotoğraflara da öyle yansıyor, insanlar da onu böyle tanımlıyor. Ama gerçek o kadar başka ki. Yani göründüğü gibi soğuk ve uzak değil, hele yalnız hiç değil. Kocaman ve insanın içini ısıtan kahkahalar atıyor, konuşurken gözlerinin içi gülüyor. Ama objektifin karşısına geçtiğinde yine o ulaşılmaz kadın oluyor Selda Özer. Aslına bakarsanız kendisi de bunun nedenini pek bilmiyor. “Galiba mankenlik yıllarından kalma bir şey. Fotoğrafta gülmeyi çok sevmiyorum. Bu imaj da ondan yapıştı üzerime. Yalnızlığı da uygun görüyorlar bu imaja. Evet zaman zaman yalnızlığı severim, ama çok arkadaşım vardır, çok sosyal bir insanım. O nedenle yalnız olduğum yolundaki yakıştırmalar kesinlikle doğru değil” diyor gülerek.
Kendini anlatmak herkesin için zordur, ama bu Selda Özer için daha da zor. Çünkü kendini anlatmayı pek sevmiyor. “İnsanın kendini anlatması zor. Başkalarının gördükleri belki de daha doğru olabilir” dese de, yine de ağzından kendiyle ilgili birkaç kelime çıkıyor. “Ben çok sıradan biriyim. İnsanlarla ilişkilerim iyidir. Ama yalnızlığı ve hüznü bir severim. Belki bunu çok yakınlarıma sorsanız kabul etmeyebilirler, ama benim içimde hüzün vardır ve bunu yaşamayı da severim. Ben sonbahar kadınıyım.”

Selda Özer

Manken olarak başladığı şov dünyasına uzun zamandır oyuncu olarak devam ediyor. Hatta gülerek “insanlar benim manken olduğumu bile unuttu” diyor. Mankenlikten oyunculuğa geçenlerin ilklerinden olduğu için, yapılan eleştirilerinin bir bölümünü de haksız buluyor. “Eğer yeteneğiniz varsa, ve bu işi gerçekten seviyorsanız yapabilirsiniz. İnsanların nereden gelip oyuncu olduğunu değil de, ondan sonra kendilerini nasıl eğittiklerini önemsiyorum. İnsan kendisini geliştirebiliyor çünkü. Film izliyorsunuz. Oyunculukla ilgili kitaplar var, onları okuyabiliyorsunuz. Dizide oynamaya başladığımda, çalıştığım her arkadaşımdan bir şeyler öğrendim. Ama yetenek olması gerekiyor. İşini ciddiye almak ve sevmekle alakalı her şey. Ben bu işi çok ciddiye aldım ve çok sevdim. Ben oyunculuğu meslek olarak gördüm.”

1799877_0_1502614020pbCiN.jpg.webp

Allah için mesleğini de iyi yapıyor. Bu yalnızca bizim görüşümüz değil, aldığı eleştiriler de hep bu yönde. Hele Harem Suare´deki performansı, filmin vizyonda olduğu dönemde bütün eleştirmenler tarafından takdir edilmişti. “Dizi veya sinema oyunculuğu olarak çok ayırmıyorum” dese de anlaşılan Harem Suare ve Sokaktaki Adam filmlerinin tadı damağında kalmış. Çünkü artık “Tabii ki her oyuncunun gönlünde iyi bir sinema filminde başarılı bir rol çıkarmak yatıyor. Benim de böyle bir hayalim var. Çok iyi bir filmde oynamak istiyorum” diyor.
Ve son dönemdeki fenomen Asmalı Konak… Selda Özer dizide meşhur Seymen Ağa´nın trajediler yaşamış ablası Dilara´yı canlandırıyor. İlk bölümlerde yoğun psikolojik rahatsızlıklar yaşayan Dilara, artık daha fazla gülüyor ve daha az ağlıyor. “Dilara çok acılar çekmiş. Kocasını çok genç yaşta kaybetmiş bir kadın. Kızı da problemli. Zaman zaman kendini bu dünyada tek başına hissediyor ve öyle yaşıyor. Biraz da psikolojik problemleri var. Ailesiyle de zaman zaman çatışma içine giriyor. Özünde iyi ve kendi içinde geçişleri olan bir kadın.” Şimdiler de bir de aşk durumu var. Ama Selda Özer bu aşktan çok da umutlu değil.

“Dilara´nın aşkı tek taraflı. Karşıdan sinyal yok. Belki de Dilara bunu yaşamaya çok hasret. Senelerdir yalnız. Karşısındaki kişinin kim olduğu önemli değil. Yani o duyguları yeniden yaşamak istiyor belki. Kocasından sonra senelerce böyle bir şey yaşamamış, belki aklına bile gelmemiş. Psikolojik durumu da daha iyiye gittiği için hayata daha farklı bakıyor diye düşünüyorum.”
Peki kendi aşkı? Tam 15 senedir uyumla devam eden evliliği? Söylediklerine göre onları en fazla etkileyen özlem. Çünkü dizinin çekimleri dolayısıyla uzun aralıklarla ayrı kalıyorlar.
“İkimiz de yalnızlıktan şikayetçiyiz. O burada yalnız kalıyor, ben kendimi orada yalnız hissediyorum. Tek problemimiz bu. Onun dışında çok uyumluyuz. Çünkü biz sevgililiğin yanı sıra arkadaşız. 15 senedir evliyiz, beş sene arkadaşlık dönemimiz oldu, iki yıl da flört ettik. Yani 22 yıl… Çok önemli bizim için. Zaman zaman ayrı kalıyoruz, ama bu beş sene sonra böyle olmayacak diye hayal ediyoruz. Çünkü beş yıl sonra Bodrum´a yerleşip daha dingin bir hayat sürmek istiyoruz. Küçük bir restoran açmak belki, kim bilir?

Kategoriler
TV
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • tren

    ‘Dişi’ İstanbul

    İstanbul gece hayatının kalp atış sesleri tüm dünyada yankılanırken, işin iç yüzü fotoğraftaki gibi şık ve şatafatlı mı? Boğaz’daki parıltılı elbiselerin, Tünel’in ara sokaklarındaki ‘alternatif’ takılmaların ötesine geçiyoruz. Keskin...
  • Desperate Housewives (Çaresiz Evkadınları)

    Çaresiz ev kadınlarının problemli sutyenleri

    “Desperate Housewives”ın (Çaresiz Evkadınları) görünenden daha iç gıcıklayıcı tarafları da varmış Şovun yapımcısı Marc Cherry, her bölüm için milyonlarca dolar alan oyuncularıyla ilgili artık illallah dediği durumu şöyle açıklamış:...