Başarılı Bir Müzisyen: Oya Erkaya

Oya Erkaya ismini birçok başarılı işte duyduk şimdiye kadar. Bu kadar başarılı bir müzisyen ne zaman müzik yapmaya karar verdi, hersey nasıl başladı 🙂 – Öncelikle, ‘başarılı’ tanımlaması için...
Oya_Erkaya_1

Oya Erkaya ismini birçok başarılı işte duyduk şimdiye kadar. Bu kadar başarılı bir müzisyen ne zaman müzik yapmaya karar verdi, hersey nasıl başladı 🙂

– Öncelikle, ‘başarılı’ tanımlaması için saolun. İnsanın koltukları kabarıyor. Fakat, ben bas çalmaya birşeyleri başarmak için başlamamıştım açıkçası. Üniversitede Bilgisayar mühendisliği bölümünde okuyordum. Değişiklik ve eğlence olsun diye bir grupta back vokal yapmaya başladım. Provalarda bas gitarın sesi tınısı dikkatimi cekti. “ben de çalsam ya..” dedim ve başladım. O zamanlar tek istediğim bir grup kurup sevdiğim parçaları çalmaktı..

Oya_Erkaya_2

Londra’daki okulundan süper bir sertifika kazanarak mezun oldun. Biraz bahseder misin yurtdışı serüveninden…

– Üniversiteyi bitirdikten sonra elimde Bilgisayar Müh. diploması olduğu halde aklımda sadece bas çalmak vardı. Yani geçen zaman içinde ben gerçekten “basçı” olmak istediğime ve hayatımı müzik yaparak geçirmek istediğime kesinlikle karar vermiştim. O sırada kardeşim Mine Erkaya Londra’da tonmaisterlik okuyordu. Ben de Londra’ya gitmeye ve bas gitarı biraz da okulunda öğrenmeye karar verdim. Ailem de bu konuda bana destek oldu. Londra günleri çok güzeldi. Orada sadece müzik düşünerek koca bir yıl geçirdim. Artık “sadece” müzik düşündüğüm zamanlar pek olamıyor maalesef o günleri özlüyorum bazen. Sene sonunda beni okuldaki tüm basçılar arasından, yılın basçısı seçtiler ve ben çok mutlu olmuştum. Bu tarz ödüller insanı daha da motive ediyor diyebilirim. Okulum çok iyi bir okuldu. Yalnız, okulda enstrüman çalan tek kadın bendim. Bu beni çok şaşırtmıştı çünkü İngiltere’ye gidince benim gibi enstrüman çalan birçok kadınla tanışacağımı sanmıştım ama göremedim. Neyse ki artık müzisyen kadınların sayısı giderek artıyor.

Kimlerle çalıştı Oya bugüne kadar, neler yaptı?

– Oya, hep bir koltukta üç karpuz taşıyan bir insan:) Yani, hiçbir zaman tek bir grup, tek bir müzik türü bana yetmedi. Bulutsuzluk Özlemi, Göksel, Babazula, Yavuz Çetin, Gökalp Baykal, Şehnaz Sam şu ana kadar çalıştığım grup ve müzisyenlerden bazıları. Ayrıca birçok cover grubuyla pek çok bar ve konser performansım oldu. Şu an Feridun Düzağaç ile çalıyorum. Zaman zaman Kardeş Türküler ile kayıt ve sahne çalışmaları yapıyoruz. Ayrıca, çok yakında; benim ve eşim Serkan Ayman’ın besteleri olan, bas ve vokal üzerine kurulu parçalardan oluşan ve bir edisyon şirketi için hazırladığım jingle CD si çıkacak. Yavaş yavaş aranje olaylarına da başladım fakat henüz gün yüzüne çıkmadan isim vermeyeyim:) . Tabi bir de öğretmenlik var ki, pek çok öğrencim şu an etrafta çalıyor diyebilirim. Bu çok gurur verici birşey..

Aynı sahneyi paylaştığın insanlar arasında en özel çalışma arkadaşın kimdi senin için?

– Biz basçılar için genelde davulcular özel olur. Çünkü iyi bir alt yapı demek, iyi bir müzik demektir bence. Ben çalıştığım her ekipte davulcu kimse onunla daha uyumlu olmaya ve onu dinlemeye çalışırım.

Sen aynı zamanda bir annesin. Bu guzel durum müziğini nasıl etkiledi. Işıl için bir şarkı besteledin mi mesela?

– Çok klişe olacak fakat, annelik bir kadının hayatta yaşayacağı en güzel ve özel duygu… Anne olmak sadece müziğimi değil hayata bakışımı bile değiştirdi. İnsanın kendisini anlatması zor oluyor o nedenle tam olarak ifade edemiyorum ama değiştim işte! Hayata daha pozitif bakıyorum bir kere. Kızıma şarkı bestelemeye gelirsek, biraz önce bahsettiğim; bas ve vokal üzerine yaptığım bestelerden 1-2 tanesi Işıl’a ninni olsun diye bulduğum parçalar idi. Ve tabi artık yaptığım her şarkıyı ona dinletiyorum ve beğenip beğenmediğini soruyorum. Şimdilik çok küçük ama, eğer dansedip ortalıkta zıplıyorsa beğenmiş demek oluyor:)))

Müziğin için gerçekleştirmeyi hayal ettiğin en büyük şey nedir?

– Bu tarz sorular sorulduğu zaman genelde hep aynı şeyi söylüyorum ki, benim için “en büyük” gibi birşey yoktur. Müzik yapmak benim hayatımın bir parçası zaten. Tabii ki, yapmak istediğim bir dolu şey var liste kabarık ama bazı insanlar nasıl konuşarak birşey anlatıyorsa, ben de müzik yaparak anlatıyorum diye düşünüyorum. Bu o kadar doğal bir süreç, gittiği yere kadar gider.

İkiz kardeşin Mine Erkaya’da müzikle iç içe. Türkiye’nin en büyük tonmaisterlerinden biri. Nasıl bir etkilesim içindesiniz, birbirinizi yönlendiriyor musun ya da eleştiriyor musunuz?

– Mine ile müzik anlamında gayet iyi bir etkileşim içindeyiz. Gerektiği zaman bildiklerimizi birbirimizle paylaşırız. Mesela, ben onun sayesinde Protools, cubase, reason,…öğrendim, yani aranje ve kayıt yapmak için ne lazımsa ondan öğrendim. Mine’nin çok iyi bir kulağı var o nedenle yaptığım kayıtlarda da ona danışırım. Eleştirmeye gelince, birbirimizi eleştiriyoruz tabi ama kardeş olduğumuz için daha acımasız olabiliyoruz bazen..

Hiç kendi albümünü yapmayı düşündün mü?

– Stüdyoda kayıt edip oraya buraya attığım parçalar zaten bir albüm oldu bile. İstiyorum tabi böyle birşey. Zamanı da geliyor gibi. Fakat, “Oya Erkaya” olarak değil de sevdiğim arkadaşlarım ile bir grup kurup kendi parçalarımı bir grup olarak ortaya çıkarmak gibi bir fikrim var.

Eşinle birlikte bir stüdyonuz var ve bas dersleri veriyorsun. Vakit ayırabiliyor musun son zamanlarda? Halen senden ders alma gibi bir şans var mı?

– Son zamanlarda derslere ara vermek zorunda kaldım. Özellikle sahne ve kayıt çalışmalarım dışındaki zamanımı kızımla geçiriyorum. Fakat, her zaman ona çalışan bir annesi olduğunu ve buna alışması gerektiğini de söylüyorum.

Çok tesekkür ederiz. Eklemek istediğin birşey var mı?

– Ben teşekkür ederim. Asıl ben derginizi çok başarılı buldum. Elinize sağlık.

Kategoriler
MüzikRöportaj
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Pablo Neruda

    “Düşmanlarım Başkalarıdır” – Pablo Neruda ile Röportaj

    Arjantinli gazeteci Rita Quibert, 1960’ların sonlarında yedi Latin Amerikalı yazarla The Seven Voices adlı bir kitapta bir röportaj derledi. Borges, Octavio Paz, Julio Cortasar, Gabriel Garcia Marquez, Cabrera Infante...
  • Sex, Drugs & Rock’n’roll

    Sex, Drugs & Rock’n’roll

    Gündemdeki rock’n’roll kuşağı geçmiş kuşakların uyuşturucu ile olan deneyimlerinden yararlanarak ve aynı zamanda kendi bakış açısına sahip çıkarak tamamına erdiriyor bu işi. Trainspottingvari bir hayat yaşamaktan korkmuyorlar. Bu onlar...
  • Ömer Lütfi Akad Ustayla Son Röportaj

    Ömer Lütfi Akad Ustayla Son Röportaj

    “Özal, yaptığı anlaşmalarla yabancı film şirketlerine kapıları koşulsuz açarak ulusal sinemayı bitirdi. Şimdilerde de Türk filmi diye Fransız filmi, Amerikan filmi çekiyorlar. Yaptıkları işleri de anlamıyorum” Hayatta tesadüflerin elbette...
  • Serra Yılmaz

    Yemek paylaştıkça güzel…

    Serra Yılmaz, çok küçük yaşlarda, dedesiyle evlenmeden önce sarayda cariye olan anneannesiyle birlikte mutfağa giriyor. İşin tadını ilk olarak orada alıyor. Yıllar içinde de yemeklerinin lezzeti, büyük ve geniş...