Ayasofya müzikle buluştu

Tarihi mekân, Petrol Ofisi’nin sponsorluğunda gerçekleşen konsere ev sahipliği yaptı Ayasofya, kapılarını 31. Uluslararası İstanbul Müzik Festivali’ne açtı 6 Haziran’da gerçekleşen konserde Borusan Filarmoni Orkestrası ve İstanbul Devlet Opera...
Ayasofya müzikle buluştu
Tarihi mekân, Petrol Ofisi’nin sponsorluğunda gerçekleşen konsere ev sahipliği yaptı

  • Ayasofya, kapılarını 31. Uluslararası İstanbul Müzik Festivali’ne açtı
  • 6 Haziran’da gerçekleşen konserde Borusan Filarmoni Orkestrası ve İstanbul Devlet Opera ve Balesi Korosu, dinleyenleri tarihi ve müzikal bir yolculuğa çıkardı
  • Petrol Ofisi, ‘Müzik dünyanın sekizinci harikası’ konseptiyle konseri sahiplendi

Türkiye’nin ulusal petrol şirketi Petrol Ofisi, özelleştirilmesinin 3. yılında, sanatla buluştu… İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’nın 31. yılı, Petrol Ofisi’nin özelleştirilmesinin 3. yılı, İstanbul’un fethinin 550. yılı gibi unsurlar bir araya geldi. Kutlanacak çok şey vardı ve Ayasofya’da sanatsal bir etkinlik düzenlemek isteyen İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’nın bunun için izin çabaları sürüyordu. Nihayet, 2003 yılı için izinler alındı. Ve Petrol Ofisi bu tarihi mekânda yapılacak bir konsere sponsor oldu. Petrol Ofisi Kurumsal İletişim Müdürü Elif Gülsel, vakfın birkaç senedir Ayasofya’da böyle bir konseri gerçekleştirmek istediğini ve gerekli izinleri aldıklarını belirtiyor. Gülsel, “Bize de geçen yıl, yani festivalin 30. yılında Ayasofya konseri teklif ettiler ve tabii ki çok heyecanlandık. ‘Müzik dünyanın sekizinci harikası’ konseptiyle olayı sahiplendik. Proje bize geldiğimde öyle heyecan duyduk ki, bu proje mutlaka Petrol Ofisi’ne gelmeliydi. Çünkü burası çok özel bir mekân ve mekânın evrensel sanatla kucaklaşmasını beraberinde getirecek bu konser.

Ayasofya, tarihsel anlamda çok önemli bir mekân. İki büyük dinin başkenti, iki kıtanın birleştiği yerde ve üç büyük imparatorluğun başkenti. Son derece önemli bu mekânın, hoşgörü anıtı olarak algılanması gerekiyor” diyor.

Gerçekten de, bahçesinde devasa ağaçların gölgelediği tarihi kalıntıları, gökyüzüne yükselen kubbeleri, minareleri ile Ayasofya’da hem Hıristiyanlığın hem de Müslümanlığın öğelerini bir arada görüyorsunuz. Bir yanda İsa ve Meryem’in ikonları, bir yanda kaligrafik yazılar, dünyanın gürültüsünden insanı kopartan şahane akustik, mekânı büyüleyici kılıyor. 1935 yılında müze haline getirilen Ayasofya’da ilk defa böyle bir konser için izin alınmış olması olayı daha da önemli hale getiriyor.

Elif Gülsel, projenin kendilerine gelişini heyecanla anlatırken çok önemli bir noktanın altını çiziyor. Gülsel, “Bu proje bize geldiğinde Irak savaşı çıkmak üzereydi ve ne olur, ne olmaz diye beklerken, tam da dünyanın böyle bir hoşgörüye ihtiyacı var diye düşündük. Mesela, 1453 yılında Fatih, İstanbul’u fethettiğinde ilk cuma namazını burada kılıyor ve ‘Ayasofya’nın tek bir çivisine bile dokunulmayacak’ diyor. O tarihten itibaren Müslümanlığın en önemli ibadet yeri haline geliyor. Bu çok medeni bir davranış. Petrol Ofisi bu projeyi değerlendirirken, şunları da göz önünde bulundurdu: Cumhuriyetin 80. yılı, İstanbul’un fethinin 550. yılı ve 20 Temmuz’da Petrol Ofisi’nin de özelleşmesinin üçüncü yılıydı. Bu, bizim için biçilmiş kaftan oldu” diyor.

Konserde, Borusan Filarmoni Orkestrası ve İstanbul Devlet Opera ve Balesi Korosu, Ayasofya’nın eşsiz büyülü mekânında dinleyenleri tarihi ve müzikal bir yolculuğa çıkardı. Konserde Ariel Ramirez, Wolgang Amadeus Mozart, Ahmet Adnan Saygun, Yunus Emre Oratoryosu’ndan parçalar seslendirildi. Konserde 150 kişilik bir orkestra ve 8 sanatçı yer aldı.

Tarihi ve ulusal mekân

Petrol Ofisi, böyle bir mekânda bir konsere sponsor olurken mekânla şirketin konseptinin uygunluğunu da düşünmüş. Ayasofya’nın, hem ulusal hem de dünyanın yakından tanıdığı bir anıt olması, herkesin sahiplendiği, çok yakından tanıdığı bir yer olması, şirketi etkilemiş, ayrıca Petrol Ofisi’nin de 63 yıllık ve Türkiye’nin en eski ulusal petrol şirketi olması ve 2000 yılından itibaren yeniden yapılanarak Türkiye pazarında yerini sağlamlaştırması, bu sponsorluğun amacına çok uygun düşmüş.

Petrol Ofisi Kurumsal İletişim Müdürü Elif Gülsel, “İstanbul bir hoşgörü kenti olarak bu görevi üstleniyor. Önümüzdeki yıl böyle bir konser, geleneksel hale gelir mi bilemiyorum ama Petrol Ofisi olarak bu tür konserler için Ayasofya’nın, değerlendirilmesi gereken kıymetli bir mekân olduğunu düşünüyoruz” diyor.

Kategoriler
Müzik
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular