Araplar neden demokrasiye geçemiyor?

Arap halkları iddia edildiği gibi demokrasi ile yönetilmeyi beceremeyen insan toplulukları mı? Yoksa totaliter rejimlerle yönetilmeleri birilerinin işine mi geliyor? Doğru cevap ikincisi. Bugünkü ABD Başkanının babası 1990 yılındaki...
Zeynep Göğüş
Zeynep Göğüş

Arap halkları iddia edildiği gibi demokrasi ile yönetilmeyi beceremeyen insan toplulukları mı? Yoksa totaliter rejimlerle yönetilmeleri birilerinin işine mi geliyor? Doğru cevap ikincisi.

Bugünkü ABD Başkanının babası 1990 yılındaki Körfez Savaşı’na giderken yeri göğü Yeni Dünya Düzeni ile inletmişti. Biz iyimserler ‘Baba Başkan Busha inanmak istemiştik. Yeni düzende özgürlük ve insan hakları olacaktı. Nihayet bölgemize demokrasi geliyordu. Esen havaya bakılırsa Ortadoğunun dikta rejimleri, kralları, sultanları ve şeyhleri devriliyor, Arap halkları nihayet demokrasi havası soluyordu.
Bunların hiçbiri olmadı. Bölgenin tümünde aynı tas, aynı hamamken 13 yıl sonra aynı nakarat. Yine savaş ve yine demokrasi vaadi. Eşek eşekken bile çamura bir kere yatar hesabı, bu kez inanmıyoruz.
Arap halkları iddia edildiği gibi demokrasi ile yönetilmeyi beceremeyen insan toplulukları mı? Yoksa totaliter rejimlerle yönetilmeleri birilerinin işine mi geliyor? Doğru cevap ikincisi. Demokrasiye geçiş için Amerikanın Suudi Krallığı üzerinde herhangi bir baskı yaptığını hatırlayan var mı? Arada sırada kadın taşlanması olaylarına gösterilen tepki de olmasa Batılı devletler Arap rejimleri karşısında bir tek Saddamınki hariç neredeyse dilini yutmuş gibi.

Petrol-silah dengesi

Ortadoğu ülkeleri demokrasi ile yönetilselerdi, başlarındaki yöneticileri petrol satarak kazandıklarını, halklarının refahı için kullanmak zorunda kalacaklardı. Şimdiyse ne yaptıkları malum. Silah satın alıyorlar.
Petrol paralarıyla yapılan silah alımının bir an için durduğunu varsayalım. Rusya dahil Batı ekonomileri, en başta da ABD ekonomisi büyük yara alır. Amerikan silah sanayiini çektiğinizde süpergüçten geriye ne kalacağını düşünmek lazım. Dünyanın en büyük silah tüketicisi olan bu bölgeye neden bir türlü demokrasinin gelemediğinin akla yatan bir izahı da işte budur.

Terse tepen silah

Amerika’nın aklını başına devşirmesi için 11 Eylül acaba yeterli uyarı olmuş mudur? Anti demokratik rejimler halklarını fakir bıraktılar. Batı düşmanı kökten dincilerin ve teröristlerin yetişmesi ve yandaş bulması için daha verimli vaha bulunamazdı. Umarız Amerika kendi aleyhine işleyen bu çelişkiyi nihayet yakalamıştır.

Avrupa-Amerika ayrışması

ABD ve Avrupa uzun süredir Arap teröristlerine nasıl davranılacağı konusunda anlaşamıyorlar. Avrupalının gözünde Ortadoğu sorunun kaynağında Filistinlilere yapılan haksızlık var. Avrupa, Amerika’ya kıyasla daha fazla demokrasi yanlısı. Ancak Avrupalıların bu duyarlılığı daha çok Magrep yani Kuzey Afrika ülkeleri için geçerli. Körfez Arapları’nın demokrasiye geçişi ilgi alanları dışında.
Avrupa’da yapılan kamuoyu yoklamaları Avrupalıların İsrail karşısındaki duygularının Irak’a besledikleri arasında çok büyük bir fark olmadığını gösterdi. Bunu neye yormalı? 100’le 1 arası puan vermeleri istendiğinde Amerikalılar İsrail’e 55 puan, Avrupalılar ise 38 vermişler. Avrupalıların 25 puan verdikleri Irak, İsrail’in çok uzağına düşmüyor.

Bizim de canımız yandı

Ortadoğu denklemine Türkiye de Kürt ve su kartlarıyla girdi. Su meselesi Suriye ile ihtilaf konusu olarak körüklendi. Oysa bölgede demokrasi olsa sözgelimi GAP’ın nimetlerinden bütün ülkeler birlikte yararlanabileceklerdi. Bunu kimse düşünmedi, aksine GAP kıskançlık üretsin diye bakıldı.
Bölgedeki çatışma ortamı Kürt sorununda yükseltici oldu. Türkiye yıllarca büyük bedel ödedi.

Varılan nokta

90’ların demokrasi dalgasından Arap ülkeleri etkilenmedi. Çünkü bu ülkelerde silah alımı var. Petrol satın alan ülkeler bu harcamalarını petrol ihraç eden ülkelere silah satarak dengeliyorlar. 70’lerde petrol gelirleri arttı ve Ortadoğu silah tüccarlarının mezbelesine dönüştü.
Askeri harcamalara verilen öncelik, bölgenin petrol zenginliğinin kötü yönetilmesinin işareti, yoksulluğun da önemli bir sebebi. Bu durum Batı’daki tüm silah ihracatçı ülkelere dolaylı bir yarar sağlıyor. Ne var ki İslami köktendincilik ve Batı karşıtı hareketler de bu ortamda oluşuyor.
Batılı petrol ithalatçıları olan silah ihracatçıları, silahlara büyük harcamalar yapan Ortadoğu’nun otokrat rejimlerini korumakta çıkar görebilirler. Çünkü daha demokrat rejimler daha az silah alacaklar, dolayısıyla daha az petrol çıkaracaklardır. Daha az petrol ise daha pahalı petrol demektir.
Batılı güçler, silah pazarlarını koruma adına kısa dönem çıkarları için uzun dönem çıkarlarını tehlikeye atmayı seçebilirler. Arada Arap halkları acı çekiyor. Bize de ödenen bedeli paylaşmak düşüyor. Yine de petrolümüz yok diye halimize şükredebiliriz.

Kategoriler
Köşe Yazıları
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular