Annelerin cevap aradıkları sorular

Çocuklarının yaşları ister 2, ister 12 olsun annelerin endişeleri, birkaç başlık altında toplanıyor. Disiplin, sorumluluk ve güven! Anneler çocuklarına okul mu. öğretmen mı seçmenin daha önemli olduğunu, çocuklarını nasıl...
sorumluluk sahibi çocuk

Çocuklarının yaşları ister 2, ister 12 olsun annelerin endişeleri, birkaç başlık altında toplanıyor. Disiplin, sorumluluk ve güven!

Anneler çocuklarına okul mu. öğretmen mı seçmenin daha önemli olduğunu, çocuklarını nasıl disipline edeceklerini ve sorumluluk sahibi bir çocuk yetiştirmenin bir formülü olup olmadığını merak ediyor. Tüm bu soruların yanıtlarını, aile-okul ve kurumsal eğitimleriyle one çıkan Bengi Semerci Enstitüsü kurucusu Prof. Dr. Bengi Semerci cevaplıyor.

Çocuklar, kimden ne isteneceğini çok iyi bilirler. Bu nedenle sınırları iyi koymak gerekir. Özellikle arada büyükanne-büyükbaba faktörü varsa, çocuklar bu durumu sonuna kadar kullanır. Büyükanne ve büyükbabalar. anne ve babaların çizdiği sınırlara saygı duymalı. 0-6 yaş öğrenmenin en hızlı olduğu bir dönem olduğu için, çocuk mutlaka okul öncesi bir eğitim kuruntuna devam etmeli. Eğer imkanınız varsa, 3 yaşına kadar çocuk evde bakılmalı. 3 yaşında sosyalleşme başladığı için, artık bir kreşe başlayabilir. Çocuklardaki okul kaygısının nedeni, anne-babaların kaygılı olmasıdır. Aile, Okulda bensiz ne yapacak, başına bir şey gelir mi?’ diye kaygılandığında çocuk da, Annem her şeyi bilen biri olarak kaygılanıyorsa ben de kaygılanmalıyım’ diye düşünür. Anne, çocuk için bir aynadır. Duygularını bir ayna gibi çocuklarına yansıtır. Kaygılıysanız, çocuğunuz da kaygılı olur. (Örnek ben!) Okullar, çocukların başınızdan attığınız değil, eğitim gördükleri yerlerdir.

ÖĞRETMEN KAHRAMANDIR

Eğer siz kararlı değilseniz, çocuğunuzu huzursuz ederseniz. Çocuklar ebeveynlerinin duygularını iyi öğrenir ve kullanır. İstediği bir şeyi yaptırmak için size karşı ‘Beni sevmiyorsunuz’ silahını kullanır. Bu oyuna gelmeyin. Çocuğunuza onu sevdiğinizi ama ailenizin kuralları olduğunu söyleyin. Unutmayın, sevgi rüşvetle alınan verilen bir şey değildir. En önemlisi, sevgi pazarlığa açık bir şey değildir. Çocuğunuza yapamayacağınız şeyleri söylemeyin.

İlkokula başlayana kadar çocuğun kahramanı anne ve babadır, okulla birlikte kahraman değişir, öğretmen olur. Bu nedenle ilkokul öğretmenini seçmek okul tercih etmekten daha önemlidir. Sonuçta 5 yıl için çocuğunuzun kahramanını seçmiş oluyorsunuz. (Bu yıl çocuğu birinci sınıfa başlayan ve seçim yapmayanlara geçmiş olsun!)

Eğer çocuğunuza öğretmeni tarafından saçı, kulağı çekilip, şiddet uygulanırsa çocuk, yanlış yapana şiddet uygulayabileceğini düşünür. Bu nedenle çocuklarınıza
şiddet uygulanmasına izin vermeyin.

Anne-babalar, çocukları arasında ayrım yapmadıklarını söyleseler de, bu koca bir yalandır. Anne-babalar çocuklarını kırılgan, dirençli, lider, sevgi dolu’ diye ayırıp ona göre davranır. Sınıflarda da daha çalışkan, daha eli yüzü düzgün çocuklar öne çıkar. Seçilen ve seçilmeyen çocukta problem çıkar. Seçilen çocuk, öğretmeninin ilgi ve sevgisini kaybetmemek için her şeyi yapar.

(kız ya da üçüz çocuklarınız varsa, aynı sınıfa koymayın; mümkünse aynı okula da göndermeyin. Kıyaslama yapılacaktır. Bu kıyaslama çocukları yaralar, zarar verir. Oysa aynı yumurta ikizi bile olsalar, fiziksel ve bilişsel gelişimleri farklı olacaktır.

PATRON SİZSİNİZ

Doğduğu andan itibaren kuralları öğretirseniz, okul çağında ödevler konusunda sorun yaşamazsınız. Her şey, çocuklar istediğinde değil zamanında olmalıdır. 12 yaş altındaki çocuklara fazla seçim hakkı tanınmamalıdır. (Bizim evde demokrasi var deyip, 6 yaşındaki çocuğa tatil için otel seçimi yaptıranlara duyurulur!)

Evde patron olduğunuzu unutmayın. Ödevini yapmayan çocuğunuzun ödevini yapmayın, bırakın okulda neyle karşılaşacağını bilsin. Bazı çocuklar ödevin anne-babanın sorumluluğunda olduğunu sanıyor. Okul zamanında sorumluluk duymayan çocuklar, yetişkinliklerinde de sorumsuz oluyor. (Evlendiğinde eşinin sorumsuzluğundan şikayet edenler, okul karnelerini araştırın, onları öğretmenlerinden dinleyin!) Sorumluluk sonradan öğrenilmez, küçük yaşta öğretilir.

3 yaşa kadar çocuğunuzu mümkünse televizyon ve bilgisayarla tanıştırmayın. 16-17 yaşına kadar da odasına televizyon, bilgisayar koymayın. Kontrolü elinizden kaçırırsınız.

Ergenliğin en büyük zevki, yalnızlıktır. Ergen çocuklarınızı sohbet etmeye, gittiğiniz her yere götürmeye zorlamayın. Kaç yaşında olursa olsun, çocuklarınızla arkadaş olmayın Onların her yaşta arkadaşı olur, ama çocukların anne ve babaya ihtiyaçları vardır.

Akşam yemekleri sohbet için uygun zamanlardır. Ama sohbetleri Birinci Şube sorgu odası konuşmalarına çevirmeyin. Zorlamayla bir yere kadar merak ettiklerinizi öğrenirsiniz. Sorularınızı yanıtlar, ama gerçekleri anlatmayabilir. Onları dinlerken yargılamayın.

Kategoriler
Anne-Çocuk

Benzer Konular