Akupunkturla Vücudunuz Kendi Kendini Tedavi Etsin

Geçmişi binlerce yıl önceye dayanan akupunktur, 1950’li yıllardan sonra gerçekleştirilen bilimsel çalışmalarla günümüzde etkisi ve bilimselliği kanıtlanmış bir tedavi yöntemi. Altın gümüş ve çelik iğnelerin vücudumuzun belirli noktalarına batırılması...
Akupunkturla Vücudunuz Kendi Kendini Tedavi Etsin

Geçmişi binlerce yıl önceye dayanan akupunktur, 1950’li yıllardan sonra gerçekleştirilen bilimsel çalışmalarla günümüzde etkisi ve bilimselliği kanıtlanmış bir tedavi yöntemi. Altın gümüş ve çelik iğnelerin vücudumuzun belirli noktalarına batırılması ile yapılan bu tedavi ile asıl amaç ise vücudun kendi kendini tamir etme mekanizmasını çalıştırmak. Şekerden parkinsona, migrenden bağımlılık tedavisine, zayıflamadan kısırlık tedavisine kadar pek çok hastalıkta uygulanabilen bu yöntemle ilgili Akupunktur Uzmanı Dr. Necat Öztekin’den bilgiler aldık. 1997 yılında Sri Lanka’da bulunan Medicina Alternativa Üniversitesi’nde akupunktur eğitimi alarak bu alandaki çalışmalarına başlayan Dr. Necat Öztekin, akupunktur ile ilgili bilinen ve bilinmeyenleri bizlerle paylaştı:

Akupunktur tedavisi hakkında bilgi verir misiniz?

necatoztekin

Akupunktur Uzmanı Dr. Necat Öztekin

Dr. Necat Öztekin: Akupunktur, iğneyle yapılan bir tedavidir. Ama burada özel olan iğneler değil noktalardır. Biz bu noktaları iğne batırarak uyarıyoruz ve burada önemli olan vücudun kendi kendini tamir etme mekanizmasının çalıştırılmasıdır.

Akupunkturun etki mekanizmalarını 6 grupta topluyoruz. Bunlardan biri ağrı kesici etkisi. Beynin ve vücudun kendi ürettiği bir takım hormon ve hormon benzeri maddeler var. Akupunktur ile bunların salınımını artırıyoruz. En önemlisi de morfinden daha kuvvetli olan endorfin dediğimiz madde. Bu maddenin vücutta kendi kendine salınımını artırarak, vücuttaki ağrılı organlardaki ağrıyı azaltmaya çalışıyoruz. Aynı zamanda homeostazis dediğimiz vücudun denge mekanizmasını kullanarak bütün organların, bütün vücudun dengeli bir şekilde çalışmasını sağlıyoruz. Bunun dışında akupunkturun sedasyon yani rahatlatıcı bir etkisi var. Örneğin, bizim hastalarımızın büyük çoğunluğunu oluşturan zayıflama tedavilerinde sedasyon etkisini kullanmak önemlidir. Çünkü bir takım alışkanlıklarını değiştirme aşamasındaki kişiler aşırı strese girebiliyor. Biz bu stresi de mümkün olduğu kadar engelliyoruz. Bunun haricinde bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek ve psikolojik olarak rahatlatma sağlamak akupunkturun diğer etkileri arasında. Akupunkturun, bir de motor tamir etkisi var. Bu etki özellikle felçli hastalarda, ilk 6 ay içinde tedaviye başlamışsa iyileşmeye çok fazla yarar sağlıyor ve başarı şansı yüzde 98.

Akupunkturun nasıl ve nerede ortaya çıktığı hakkında da bilgi verir misiniz?
Dr. Necat Öztekin:
Elimizde olan yazılı kaynaklar, bize Çin’den gelen kaynaklardır. Bu nedenle kökeni Çin olarak biliniyor. Ama binlerce yıl önce bütün Uzakdoğu ve Mısır’da akupunkturun uygulandığına dair bir takım tarihi dokümanlar da var. Aşağı yukarı 3 veya 5 bin yıl önce ortaya çıktığı tahmin ediliyor. Nasıl bulmuşlar ve nasıl pratikliklerini geliştirmişler bilmiyoruz ama ilginç bir şey var; o dönemdeki bulunan akupunktur noktaları günümüzde elektronik cihazlarla tespit edilen noktalarla yüzde 100’e yakın bir oranda aynı.

Akupunktur, tedavi yöntemleri arasında nerede konumlandırılıyor? İnsanlar akupunktura ne amaçla başvurmalı, direkt çözüm mü, yoksa yan tedavi olarak mı?
Dr. Necat Öztekin:
Yıllardır akupunktur, alternatif tedavi olarak bilindi. Ama özellikle Avrupa’da 1950’li yıllarda  bilimsel çalışmalar başladı ve bugün artık akupunkturun bilimselliğinden hiç kimsenin şüphesi yok. Akupunktur bilimsel bir tedavi yöntemidir. Hastalar nasıl ki bir kulak burun boğaz veya ortopedi veya başka bir birime gidebildikleri gibi, akupunktura da direkt olarak gidebilirler. Ama bazı hastalıklarda kullanırken dikkatli olmak lazım. Örneğin baş ağrısı ile gelen hastaya direkt hemen “ben seni iyi ederim” diyerek iğneleri batırmamak lazım. Bunun altında herhangi bir neden var mı bu araştırılmalıdır. Bir beyin tümörü de olabilir veya başka nedenler olabilir. Organik bir problem var mı yok mu araştırılması gerekir. Sorun, bir migrense veya gerilim türü bir baş ağrısıysa akupunktur ilk seçenek olabilir. Çünkü ilaçların biliyorsunuz bir çok yan etkileri var. Modern tıbbi tedavi ile bir tarafı düzeltiyoruz ama bir tarafı da bozuyoruz. Akupunkturla biz mümkün olduğu kadar hastanın kendi kendini tedavi etme mekanizmasını çalıştırarak yan etkisiz bir tedavi sunmaya çalışıyoruz.

Hangi hastalıklar akupunktur ile tedavi edilebilir?
Dr. Necat Öztekin:
Dünya Sağlık Örgütü’nün 1990’lı yıllarda yayınladığı liste ile yaklaşık 100 tane akupunkturla tedavi edilebilecek hastalık belirlenmiştir. Solunum sistemi, sinüzit sistemi, sinir sistemi ve vücudun hareket sistemi ile ilgili bir çok hastalıkta akupunktur uygulanıyor. Tabi ki hepsinde yüzde 100 başarıdan bahsetmek söz konusu değil. Yani modern tıpla da zaten birçok hastalıkta yüzde 100 başarı elde edemiyoruz… Ancak modern tıpla çözüm bulunamayan bazı hastalıklara akupunktur çözüm olabiliyor. Akupunkturun mucize olarak nitelendirilmesinin nedeni de bu. Hatta akupunktur, ABD’de ve  Avrupada uyuşturucu madde bağımlılığında da kullanılıyor. Zayıflama tedavisi de bir nevi yiyecek bağımlılığıdır. Onu da bağımlılık içinde ele alıyoruz. Bunun haricinde ağrı tedavisinde kullanıyoruz. Migren veya gerilim türü baş ağrılarında, bunun haricinde bel ağrılarında, ayak veya bir çok ağrılı hastalıkta hem ağrıyı gideriyoruz hem de homeostazis noktalarını kullanarak vücudu dengelemeye ve kalıcı bir şekilde hastalığın geçmesine çalışıyoruz. Ağrı tedavisi dışında örneğin astım, zona tedavisinde, çocukların gece işemelerinin tedavisinde kullanılabilir.

Akupunkturun çok fazla akla gelmeyen, başka hastalıklarda da olumlu etkileri var mı?
Dr. Necat Öztekin:
Benim ilginç bir vakam vardı. Bundan yaklaşık 10 sene önce akupunkturu infertilite (kısırlık) tedavisinde kullanmıştım. Hastamın hormonal düzensizliğini tedavi ederek çocuk sahibi olmasına yardımcı olmuştum. Daha sonra 2002’lerde akupunkturla interfilite tedavisi  bilimsel yayınlarla da desteklendi ve popüler hale gelmeye başladı.

Yine bu alanda, tüp bebek tedavileri ile ilgili çalışmalarda, tüp bebek tedavisine başlanmadan 3 hafta öncesinde akupunktur tedavisi gören anne adaylarında başarının yüzde 20 arttığı gözlemlenmiş. Yani akupunktur infertilite tedavisinde de özellikle endometriyumun yeterli olgunluğa ulaşmasına ve hormon dengesine katkı sağlıyor.

Akupunktur tedavisinin süresi hakkında da bilgiler verir misiniz?
Dr. Necat Öztekin:
Akupunktur tedavisine başladığımız zaman zaten bir iki seansta mucizevi bir iyileşme beklemiyoruz. Hastaların minimum 10 seans tedavi görmesi lazım. Seans aralıkları bazı hastalıklarda özellikle şiddetli migrenlerde gün aşırı veya her gün olabilir. Ama ortalama 5 günde bir seansa aldığımızda ve minimum 10 seans sonra biz akupunkturun olumlu ve kalıcı etkilerini görmeye başlıyoruz. 2-3 seansı bitirdikten sonra tedaviyi yarım bırakanlar “bu akupunktur bana faydalı olmadı” şeklinde bir söylemde olabiliyor. Ama bunu en az 10 seansa tamamlamak lazım. Migren gibi kronik hastalıkların hemen iyileşmesini beklememek lazım. Migren hastasında 10 seanslık bir tedaviyi aldıktan sonra biz ağrıların sıklığının ve şiddetinin azaldığını gözlemliyoruz. Bu oran elbette kişiden kişiye değişiyor istatistiksel bir rakam vermek bu nedenle yanlış olabilir. Ama mutlaka 10 seans sonra olumlu sonuçlarını görüyoruz.

Sigarayı bırakmak isteyen bir kişi ne kadar süreyle akupunktur tedavisi görmeli?
Dr. Necat Öztekin:
Sigarayı bırakmak isteyenlerde maksimum 2 hafta seans gerçekleştirilir. Çünkü vücudun yıllarca alıştığı nikotin birden bire bıraktığınızda bir yoksunluk sendromu oluşuyor. Biz temelde zaten bağımlılık tedavisinde yoksunluk belirtilerini ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Vücudun tekrar kendini toparlayabilmesi için belli bir süreye ihtiyaç var. Sigarayı bırakma tedavisini ben haftada 2 seans ve toplamda 2 hafta gerçekleştiriyorum.

Avrupa’da yapılan bir araştırmaya göre, akupunktur, bütün diğer sigarayı bırakma tedavileri arasında en iyi yöntemler arasında yer alıyor. Bu 2 haftalık tedavinin ardından hastalarımızın yüzde 85’i sigarayı bırakmış oluyor. Bundan, yüzde 15’i yeterince istemiyormuş sonucu çıkıyor. Bu hastalar 2 yıl boyunca takip edilmişler. 2 yılın sonunda oran yüzde 75. Yani sigarayı bıraktıktan sonra tabi ki tekrar başlama riski var ama bu risk herhangi bir sigara içmeyen kişiyle aynı.

Akupunkturla kilo verme hakkında bilgi verir misiniz?
Dr. Necat Öztekin:
Zayıflama tedavilerinde akupunkturun sedasyon etkisini kullanmak önemlidir. Çünkü bir takım alışkanlıklarını değiştirme aşamasındaki kişiler aşırı strese girebiliyor. Bütün diyetlerin Pazartesi başlayıp Çarşamba günü bitmesinin bir nedeni de aşırı strestir. Biz bu stresi de mümkün olduğu kadar engelliyoruz.

Hastalarımızın büyük çoğunluğu kilo vermek amacıyla bize başvuruyor. Hastalarımızın, kilo verirken yağ dokusundan mı, sudan mı, yoksa kas dokusundan mı kaybettiğini görmemiz gerekiyor. Bunun içinde özel bir analiz cihazıyla vücuttaki yağ, su ve kas oranlarını tespit ediyoruz. Daha sonraki kontrollerde de vücudun hangi dokularından kayıp olduğunu görebiliyoruz. Sağlıklı olarak zayıflayabilmek için yağ dokusunun azaltılması esastır. Haftada 2-3 kilo verdiğinizde bunun büyük bir kısmı sudur. Yağ dokusu ancak yarım ila 1 kilo arasında verebiliriz. Biraz kalori kalori miktarını azaltıyoruz ama tamamen katı diyetlerle değil. Vücudun ihtiyacı olan her şeyi alması lazım. Protein karbonhidrat ve yağ gibi… Bütün bunlar kilo verme aşamasında günde 1200 kalori civarında olursa biz haftada 1 kilogram yağ dokusu verebiliriz. Örneğin hastamızın vermesi gereken 10 kilosu varsa biz bunu sağlıklı olarak 10 haftada vermesini öneriyoruz. Bu süreçte de bir takım alışkanlıklarını da değiştirdiği için hastamız, sağlıklı beslenmeyi öğrendiği için verdiği kilolar da kalıcı oluyor.

Akupunktur herkese uygulanabilen bir tedavi yöntemi midir?
Dr. Necat Öztekin:
Akupunktur tedavisini herkese yapılabilir. Akupunkturu  sadece çok çok ufak bebekler ve çok yaşlı hastalara uygulamıyoruz. Bunun haricinde bütün yaş gruplarında akupunktur uygulanabilir. Çünkü akupunktur vücudun kendi kendini tedavi ettiği bir yöntem.

Akupunktur ağrılı bir tedavi midir?
Dr. Necat Öztekin:
İğne usulüne uygun olarak, uygun bir teknikle batırıldığında ağrı yapmaz. Yalnızca iğnenin battığı yerde hafif bir ağırlık hissedebilirsiniz.

Son olarak akupunktur tedavisi görmeyi düşünenlere önerilerinizi alabilir miyiz?
Dr. Necat Öztekin:
Özellikle işin ehli olmayanlardan kaçınmak gerekli. Akupunktur popüler olduğu için uygulayan da çok fazla. Türkiye’de akupunktur yapabilmek için birincisi doktor olmanız lazım. İkincisi Sağlık Bakanlığı’ndan yetki belgesi almanız gerekiyor. Hastalarımız gittikleri yerlerde bunlara dikkat etmelidir. Çünkü İstanbul’da şu anda net bir rakam olmasa da tahminlere göre 1000 kişi civarında akupunktur yapan kişi var. Ancak bunların yaklaşık 100 tanesi Sağlık Bakanlığı’ndan yetkili olarak bu işi yapıyor.

Kategoriler
SağlıkUzmanla Söyleşi
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Elektro akupunktur

    Elektro akupunktur

    Elektroakupunktur tekniğinden bahsedilmektedir, bu teknik nedir? Akupunktur noktalarına batırılmış iğnelere özel aletlerle, belirli frekanslarda, düşük şiddette elektrik akımı verilmek suretiyle yapılan akupunktur tekniğidir. Elektroakupunktur hangi maksatla kullanılmaktadır? Bu tekniği...
  • Okul Çağındaki Çocukların Karşılaşabileceği Rahatsızlıklar

    Okul Çağındaki Çocukların Karşılaşabileceği Rahatsızlıklar

    Dünyaya geldiği günden itibaren gözünüz gibi baktığımız ve hastalıklara yakalanmaması için üstüne titrediğiniz çocuğunuzun ilk hayat tecrübesi olan okul yaşamında karşılaşabileceği farklı nedenlerden hastalanmaması için alınacak önlemler çok önem...
  • Su Jok Terapi

    Su Jok Terapi

    Bu tedavi yöntemi, mikro-akupuntur sistem (MAS) olarak da anılır. Profesör Park Jae Woo tarafından bulunmuştur. Kısaca yeni jenerasyon akupunktur sistem olarak tanımlanabilir. Klasik akupunkturun tüm uygulama alanlarında uygulanabilir. Vücudumuzun...