Adınız ne?

Adınız ne? Efendim, pek duyamadım. Osman, Ali, Mustafa, Hasan, Hüseyin, Ömer, Necmiye, Süheyla, Hatice, Emine, Semiha…. Her neyse hepinize merhaba. Peki adlarınızın anlamını biliyor musunuz? Ben bu yaşa geldim...
adlarınızın anlamını biliyor musunuz

Adınız ne? Efendim, pek duyamadım. Osman, Ali, Mustafa, Hasan, Hüseyin, Ömer, Necmiye, Süheyla, Hatice, Emine, Semiha…. Her neyse hepinize merhaba.

Peki adlarınızın anlamını biliyor musunuz? Ben bu yaşa geldim şu yukarıda saydığım isimlerden bir kaçı dışında ne anlama geldiklerini bilmiyorum. Ülkedeki altmışbeşmilyon insanın yüzde doksanının yani ortalama altmışmilyonunun adları böyle. Ne yazık ve de ne hazindir ki kimliğimizi belirleyen adlarımızın anlamını bilmeden yaşayıp gidiyoruz.

“Ne olmuş yani?” diyeceksiniz. Bilmem aklıma geldi işte.

Peki şu her zaman duyduğumuz. ” Nihansın dideden ey mesti nazım” şarkının sözleri ne anlama geliyor acaba? Üstelik bu şarkı bir yabancı ülkenin değil. Bizim şarkımız. Gelin şu ünlü saray ozanımız Nedim’e bir bakalım. “Aşka düştüm canü dil müfti cevanan oldu hep” bir şey anladınız mı? Vallahi ben de anlamadım. Sanki bizim sarayımızın ozanı değil başka bir ülkenin ozanına ısmarlanmış bir şiir. 16.yıl ozanımız Bilgin Ali Bey bakın ne diyor? “Zenne meyl eylemezem kaht-ı ricâl olsa bile” Anlamadınız değil mi? Çevirelim öyleyse: “Yeryüzünde erkeklerin adı kalmasa bile kadına gönül vermem.” Bakın hele sapmış bir sevda. İçinize sindirebileceğiniz bir şey değil ama, işte öyleymiş.

Bir de şu cümlelere bakalım: “Darülacceze’de memur Hüsamettin Efendi, bir sirkat meselesinden, mahkeme heyetinin huzuruna vasıl olduğunda, Hakim selehattin Efendi müddeiumumiye hitaben, ”memleketin mülküne ziyan veren şerefsizler için kanuni esasiye deki maddelere bir bak hele…” Biraz abartılı bulduğunuzu sanıyorum ama kabataslak ne demek istediğini anladınız. Asıl önemlisi bu cümlelerde ancak bir iki Türkçe sözcük var. Gerisinin ne olduğu belli değil. Arapça, Farsça, Osmanlıca vb. Dilimiz yok olmuş. Dil olmayınca da beyin donmuş. Herkes kullandığı sözcükten bir fazlasını düşünür ama kendisini kullandığı sözcükler kadar ifade edebilir.

Zavallı halkımız. Pardon. Halkımızın yetiştirdiği aslanlar bizim dilimizi kullanan yiğitler yani bizden olanlar. İşte örneklerden biri Karacaoğlan’dan…

On yedide deli dolu
Bilmez gittiği yolu
Has bahçenin gonca gülü
Kız turnada tele benzer

On dokuzunda olur hasta
Zülüfleri deste deste
Gelin şeker şerbet tasta
Kız petekte bala benzer

İşte böyle adam gibi ve de çarpık olmayan bir yaşama sevinci.

Örnekleri sıralayalım : Dadaloğlu, Köroğlu, Pir Sultan Abdal, Erzurumlu Emrah, Aşık Veysel ve daha niceleri…

Sayi sizin adınız neydi?

Hacer’in taş, Zeynep’in tombul adına geldiğini biliyor muydunuz?

Değerli okurlarım, eğer dilimizden, tarihimizde, yaşadığımız doğadan kopuksak ve geçmiş büyüklerimize vefa borcumuz onların isimlerini adlarını taşıyamayacak kadar kültür kirliliğinden dolayı bilinçsiz isek ne yazın alanında ne teknikte ne bilimde daha uzun yıllar kendimizi, kendi kimliğimizi arayarak öyle yaşayıp gideceğiz.

Kategoriler
Köşe Yazıları
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Genetik üzerine

    Genetik üzerine

    Hepimizin gözü aydın. Genetiğin şifresi çözüldü. Metafizik, yeniden otopsi masasına yatırılıp kaderciliğin, falcılığın, büyücülüğün çanlarına ot tıkandı. Yaşamımızın ve yazgımızın doğa üstü güçlere, gökteki ölü yıldızlara bağlanmasına, inanan birkaç...
  • Zeka Düzeyimiz

    Zeka Düzeyimiz

    Ulu önderimizin bir sözü var:”Türk milleti zekidir” diyor. Bana göre hiç yanılmamış bu büyük adam, burada da mı yanılmıyor. Yani, Türk Ulusu zeki midir? Yoksa, Aziz Nesin Usta’nın dediği...
  • Kayınvalidem ve ben tevavüze uğradık

    Kayınvalidem ve ben tevavüze uğradık…

    Evliyim ve birbirimizi çok seviyoruz. Ben 22, kayınvalidem 43 yaşındadır. Beyi ölmüş, son derece güzel bir kadındır. Onunla bir kayınvalide gibi değil, iki samimi arkadaş gibiyiz. İki yıl önce...
  • Kızlık Zarı

    Kızlık Zarı

    Hepinizin merak ettiğiniz ama hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığınız kızlık zarı nedir, neden vardır, başlığıyla konumuza geliyorum. Bebekler doğduklarında ilk aylarda ve yıllarda çişlerini, kakalarını altlarına yaparlar, bebeklerin vaginaları...