Adaptojenler

21.ci yüzyıl yaşamına adapte olmaya doğal yardım Günümüzde teknoloji sayesinde doğal ortamı dilediğimiz gibi değiştirmek mümkün. Havalandırma, ışıklandırma, ısıtma sistemleri, tarım ilaçları ve hormonlar, yiyeceklere konan koruyucular, otomobiller, çeşitli...
Adaptojenler

21.ci yüzyıl yaşamına adapte olmaya doğal yardım

Günümüzde teknoloji sayesinde doğal ortamı dilediğimiz gibi değiştirmek mümkün. Havalandırma, ışıklandırma, ısıtma sistemleri, tarım ilaçları ve hormonlar, yiyeceklere konan koruyucular, otomobiller, çeşitli ulaşım araçları, polyesterler, plastikler ve daha sayısız yardımcı ile çevremizi kendi ihtiyaçlarımıza uygun şekle getirebiliyoruz. Ancak kısa vadede bu yardımcılar ne kadar yararlı ve destekleyici görünseler de, uzun vadede istenmeyen pek çok soruna yol açabiliyorlar. Bu sorunların bazıları çok belirgin: hava kirliliği, ozon tabakasının delinmesi, sera etkisi, trafik, ağır metaller, pestisidler ve bir şekilde vücudumuza giren diğer pek çok kimyasal ajan. Vücut kendi biyokimyasal tarihi boyunca ilk defa son 50 yıldır bu derecede çok kimyasal ajana maruz kalıyor. İşin acıklı olan kısmı, kendimizi doğal olandan uzaklaştırdığımız ölçüde yaşam kaynağımızdan da uzaklaşmış oluyoruz. “Rahat yaşam”ın bu yan etkileri artık biyosistemler için ciddi adaptasyon sorunları oluşturuyor.

Bu derecede hızlı değişen bir çevreye adapte olmak için organizmalarımızın esnekliğini, dayanıklılığını ve gücünü arttırmak önemli bir faktör olarak ortaya çıkıyor. Bu amaçla tarih boyunca pek çok uygarlık tarafından kullanılmış doğal kaynaklar var – adaptojenler. Adaptojen terimi ilk olarak 1947 de Rus bilim adamı N.V. Lazarev tarafından kullanıldı. Bunlar yüzyıllar boyunca hastalıklara direnci yükseltmek, vücudu güçlendirmek ve fiziksel, ruhsal, duygusal zorluklara dayanıklılığı arttırmak için kullanılan bitkilerdir.

Lazarev’in tanımına göre adaptojen tanımı için üç önemli tıbbi kriter karşılanmalıydı;

· Vücudun çeşitli dış etkenlere karşı direncini tek bir spesifik yolla değil çeşitli fizyolojik, kimyasal ve biyokimyasal faktörlerin bileşimiyle arttırmalı

· Vücudu her durumda güçlendirmeli ve herhangi bir zayıflığa yol açmamalı

· Vücudun normal fizyolojik fonksiyonlarında herhangi bir bozukluğa yol açmamalı.

Adaptojenlerin genel etkileri şu şekildedir;

· Adrenal fonksiyonları desteklemek ve stresin etkilerini azaltmak

· Hücrelerin daha çok enerji üretmesine yardımcı olmak

· Hücrelerin normal metabolik işlevleri sırasında oluşan toksik yan ürünlerin zararlarını önlemek

· Anabolik etki (adaptojenler vücut geliştirenler tarafından çok kullanılırlar)

· Vücudun oksijeni daha etkin kullanmasını sağlamak

Adaptojen olarak bilinen bitkiler ;

· Ginseng (Sibirya/Kore/Amerika)

· Astragalus (Astragalus membranaceus)

· Rhodiola (Rhodiola rosea)

· Ashwagandha (Withania somnifera)

· Schisandra (Schisandra chinensis)’dır.

Bunların arasında en popüler olan Ginseng’dir. Ginseng’in bilinen 3 türü Kore Ginsengi (Panax ginseng), Sibirya Ginsengi (Eleutherococcus sienticosus) ve Amerikan Ginsengi’nin (Panax quinquefolius) ekstrelerinde benzer kimyasal maddeler bulunur.

Ancak Kore Ginsengi uyarıcı etkiye sahipken, Amerika Ginsengi daha çok yatıştırmak ve solunumu arttırmak için kullanılır. Sibirya Ginsengi ise strese ve ağır çalışma koşullarına karşı fiziksel/ruhsal/duygusal dayanıklılığı arttırmak için kullanılır. Rusya’da özellikle sporcuların yüksek performans için kullandığı bir bitkidir. Yine Rusya’da Çernobil faciasından sonra radyasyon etkilerine karşı uzun süreli Sibirya Ginsengi kullanılmıştır.

Kategoriler
BeslenmeSağlık
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular