21’inci yüzyıl yeni haritalara gebe

Dünya yeniden kuruluyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun sürekli küçülen sınırlarının yarattığı korku psikolojisini aşmanın belki de zamanı… Yıl 1987: Berlin Duvarı’nı görür görmez ilk tepkim, “Çin Seddi bile işlevini kaybettiğine göre...

Dünya yeniden kuruluyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun sürekli küçülen sınırlarının yarattığı korku psikolojisini aşmanın belki de zamanı…

Zeynep Göğüş

Zeynep Göğüş

Yıl 1987: Berlin Duvarı’nı görür görmez ilk tepkim, “Çin Seddi bile işlevini kaybettiğine göre bu eften püften duvar kesinlikle yıkılır” olmuştu. Ufukta henüz Gorbaçov da yoktu, Glasnost ve Perestroika da… Ama yine de o kadar anlamsız ve tuhaf bir duvar, olduğu yerde daha uzun süre kalamazdı.
Berlin Duvarı’nın dibine oturup düşünmüştüm. Haritalar tarih boyunca değişmişti. Napolyon Avrupası’nın yerinde yeller esiyordu. Haritaların değişmeyeceğini varsaymak, vizyon sahibi olmamak demekti.
Duvar 1989’da yıkıldı. Demir Perde kalktı. Avrupa’da haritalar değişmeye başladı. Çekoslovakya ikiye bölündü, Yugoslavya dağıldı. Sovyetler Birliği’nden yeni cumhuriyetler doğdu.
20’nci yüzyıl boyunca haritalar öyle hızla değişti ki, pek çoğumuz ilk atlasımızla liseden mezun olamadık. İlkokulda başladığımız zamanki dünya atlasındaki Afrika ile lisede okuduğumuz Afrika çok farklıydı.
Bir kuşak önce, annemle babamın atlası İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra altüst olmuştu. Büyükbabaların atlası ise önce Balkan, sonra da Birinci Dünya Savaşı’nda…
Şimdi korkarım Irak Savaşı’ndan sonra haritalar yeniden değişecek. Okuldaki çocuklarımıza yeni bir atlas daha gerekecek.

Statüko hep değişir

Tarihte bir dönem yok ki statüko değişmesin. Statükoyu değişmez sanmak saf bir ideal. Dünyaya her türlü olasılığı hesaplayarak bakmak gereği, tarihin bize öğüdü. Doğu ve Batı Roma İmparatorlukları bugün nerede? Osmanlı İmparatorluğu nerede? Avusturya-Macaristan İmparatorluğu nerede? Modern çağda işte 1878 Berlin Kongresi… Dünya savaşları, 1960’larda sömürgeciliğin sonu… Bütün bu dönüm noktalarında dünyanın siyasi coğrafyası değişikliğe uğradı.
Bugün mümkün olduğunca geniş bir vizyona ihtiyacımız var. Osmanlı İmparatorluğu’nun sürekli küçülen sınırlarının yarattığı korku psikolojisini aşmanın belki de zamanı… Dünya büyük olasılıkla yeniden kuruluyor. 20’nci yüzyılın en sorunlu bölgeleri olan Balkanlar, Ortadoğu ve Kafkaslar yeniden şekilleniyor.

Kürtler Ve Azeriler

Ortadoğu’da bir Kürt Cumhuriyeti kurulması olasılığı bulunuyor. Gözümüzü tek bir noktaya dikip bakmayalım. Haritada bakışlarımızı biraz daha doğuya ve biraz daha yukarı kaydırdığımızda, İran’da Türkçe konuşan 24 milyon Azeri’nin varlığını görürüz. Kafkas coğrafyasında, Sovyetler Birliği’nden kopan 7 milyon kuzey Azerisi’ne karşılık İran devletinin sınırları içinde yaşayan 24 milyon Güney Azerisi…
Ortadoğu’da sınırlar bir kere değişmeye başladığında Kuzey ve Güney Azerileri’nin birleşme hedefinin netleşeceğinden kimsenin kuşkusu olmasın. Eğer Amerika’nın Irak’tan sonraki hedefi gerçekten İran olacaksa, her türlü olasılığa hazır olmakta yarar var.

Konuşan haritalar

Kuşbakışı harita yapma tekniği modern çağın uygulaması. Eski haritalara meraklı olanlar bilirler, bunların çoğu kent planları ya da kıyıları gösteren yerel belgeler. Piri Reis gibi dünyayı bir bütün halinde göstermeye kalkışan eski haritacılar çok az. Olanlar da doğal olarak imparatorlukların çocuğu.
Haritalar bize basit sınırları değil, dünyanın güç merkezleri olarak uğradığı değişimi yansıtır. Dünyanın kesin sınırlarla bölünmesi 18’inci yüzyıl haritalarında. Dünyanın uluslara ayrışması ve her ulusun ayrı bir siyasal birime ait olması bu değişimin merkezinde.
Bugünkü Ortadoğu’nun haritasındaki suni sınırlar cetvelle çizilmiş. Bu sınırlar 20’nci yüzyılın başındaki enerji güç merkezleri tarafından hazırlanmış. Bir gün değişmeleri kaçınılmaz. Bütün mesele o günün ne kadar yakınımızda olduğunu görmek ve hesapları buna göre yapmak…

Kategoriler
Köşe Yazıları
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular