2015 Hipster Modası

2015 Hipster Modası Tüm kodlarıyla Normal Hipster Bu sene taytlar, kısa paçalar, papyonlar, yelekler, bez çantalar, pantolon askıları yine moda. 2015’in normal hipster’ına gelen yenilik yüzücü gözlükleri. Seneye yarım...

2015 Hipster Modası Tüm kodlarıyla

Normal Hipster
Bu sene taytlar, kısa paçalar, papyonlar, yelekler, bez çantalar, pantolon askıları yine moda. 2015’in normal hipster’ına gelen yenilik yüzücü gözlükleri. Seneye yarım yüz dalgıç gözlüğü ve şnorkelin de sokaklarda olacağı söyleniyor.

Güçlendirilmiş Hipster
Güçlendirilmiş hipster, dar kesim jean ya da kumaş pantolonu bir tık ileri taşıyıp direkt komple tayta geçiyor. Kemik gözlük her zamanki gibi olmazsa olmaz. Ancak bu yıl Londra’dan esen yeni rüzgârla kemik gömlek ve hatta kemik külot da geliyor. Sert, ama etkileyici. Takır takır.  V yaka pantolonlar revaçta. Ancak giymek yürek istiyor. Çünkü erkeklerde V yaka pantolon biraz tehlikeli. Kısa kollu pantolon ve kruvaze çorap da alternatifler arasında. Bu yılın bir sürprizi ise 16 Türk devleti askerlerinin verdiği ilham. 2015’te Moğol – Hun – Altınordu sentezi tüylü, agresif, dikenli aksesuarlar sıkça göze çarpacak.

İleri Hipster
Ağırlıklı olarak kadınlar arasında yayılacağı öngörülüyor. Erkeklerde çok sert feminenlik ve çok sert maskülenliğin karışması, kadınlarda ödünsüz ve limitsiz bir maskülenlik olarak öne çıkıyor. İç Anadolu kesim takım elbiseler ve ful force emmi oturuşu bu yılın beklentilerinden. Sakal bırakma yeteneği olan kadınların bu konuda da cesur davranacağı tahmin ediliyor.

Über Hipster
Reklamcılar, müzisyenler ve tasarımcılar arasında yayılan hipster’lık, kendini yepyeni açılımlarla aşmaya çalışacak. Öncelikle bu yılın en hip meslekleri kombi tamirciliği, emlak komisyonculuğu ve büfe işletmeciliği. Ve hipster kümeleri arasındaki en dikkat çekici tarz NORMAL ADAM tarzı. Yine de ayakkabıda biraz ilginçlik istiyor. Çizgili bir espadril olabilir, fuşya bir çizme olabilir, yünlü bir patik olabilir.


İhtiyaç Sahipleri İçin Çok Kısa Oscar
Oscar mevsimi kapıda sevgili okurlar. Adaylar açıklandı, Altın Küreler dağıtıldı. Şimdi sıra asıl heyecan fırtınasında. Bu sayıda da masada dönen geyikten geri kalmamanız için Oscar ödülleriyle ilgili en az bilinen çarpıcı notları sunuyoruz. Hepsi yüzde yüz gerçektir.

Sevgili sinefiller, sizlerle az bilinen Hollywood ve Oscar gerçeklerini kısa kısa paylaşmak niyetindeyim. Umarım bu mektup cezaevi teftişinden geçer ve dergiye ulaşır. Saygılar.

Akademi
Tıpkı Orhan Pamuk’a ödül verip Türkiye’nin şahlanışının önünü kesmek için kurulmuş Nobel komitesi gibi, Akademi de Türkiye’nin şahlanışının önünü kesmek için kurulmuştur. Hattızatında, 1700 yılından bu yana dünyadaki bütün kurumlar Türkiye’nin şahlanışının önünü kesmek için kurulmuştur. Lütfen bunları iyi bilelim öncelikle.

Oscar?
Koskoca Amerikan milleti, koskoca Sinema Sanat ve Bilimleri Akademisi dahi ödül heykelciğine niçin “Oscar” dendiğini bilmemektedir. Mesele tartışmalıdır. Bu valla kafadan sallama değil, inanmayan açar Wikipedia’ya bakar. Yani Türkiye’de 87 senedir ‘İsmail’ ya da ‘Muammer’ diye bir ödül verdiğimizi ve kimsenin bunun sebebini bilmediğini düşünün.

Kırmızı halı
O meşhur kırmızı halı, Steven Spielberg’in salonundan banyosuna uzanan koridorda bulunan yolluktur. Spielberg siyasi ilişkileri sebebiyle bu halıyı her yıl Akademi’ye ödünç verir.

Adaylar
Oscar adayları tören sabahı velileriyle birlikte salona giderler. Yanlarında su, şeker ve okunmuş smokin bulunur. İlk bir saat salondan çıkmak yasaktır. Adaylardan çişi gelen olursa altına salıvermesi tavsiye edilir. Kolay değil, insanın hayatı, kariyeri söz konusu.

Boynu bükük kategoriler
Nasıl sinemada ışıklar yanınca hemen salondan çıkıyor, yazıları okumuyorsak; Oscar töreninin son dakikalarında verilen ‘en iyi ulaştırma’, ‘en iyi yardımcı hayvan oyuncu’ gibi ödülleri de görmüyoruz. Yazık kere yazık.

Ödül konuşması
Bugüne dek “Kısa bir konuşma yapıcam” deyip cebinden yerlere kadar uzanan kâğıt çıkarma şakasını yapan oyuncular ile sahneye çıkıp yalnızca “Teşekkürler…” deyip inen sevimsiz oyuncuların 35 tanesi birbiriyle evlenmiştir.

Yabacı oyuncu sınırlaması
2005’e kadar böyle bir sınırlama yoktu. Yönetmenler filmlerinde Kamerunlu, Japon, İngiliz, kimi isterlerse oynatırlardı. 2005’te beş yabancı oyuncu sınırlaması getirildi. Cezalı oyuncuların bir sonraki filmde oynaması yasaklandı. Oyuncu değişikliği kurallara bağlandı. Misal ‘Matrix’ filminin ilk dakikasında sakatlanan Kurt Russell’ın yerine Keanu Reeves girdi. Önceden böyle bir uygulama yoktu. Ian McKellen da LOTR ve X Men filmlerinde kiralık oynamıştır. Ayrıca ceza alıp seyircisiz sinemalarda oynayan filmler de vardır. Amerikan sineması böyle böyle kalkınıyor işte.

Ödül algoritması
Akademi genel olarak çok yaşlı, çok genç, zihinsel ya da bedensel engelli, travmalı karakterleri oynayan oyunculara cömert davranıyor. Bu konudaki rekor ise 1975 yılında geldi. 5 yaşındayken 67 yaşında alzheimer hastası renk körü bir Japon savaş gazisini oynayan Jennifer Tornstone akademi ödülünü kucakladı. Tornstone aldığı Oscar’ın yanı sıra o yıl Teksas valiliğine de atanmıştı.



Samet Pan kimdir?

1980’de Yalova’da doğdu. İzlediği filmlerin çok büyük kısmı korsan ve sinema çekim olduğu için sektör bilgisi tuhaf bir yönde şekillendi. ‘Kore sinemasının zaferi: Federico Fellini’ makalesinden ötürü hapse atıldı. Halen temyiz başvurusunun sonucunu beklemektedir.



Sevgililer Günü’nün Kanlı Tarihi
Her şubatın her 14’ü vıcık vıcık bir sevgi fıskiyesi, tırım tırım bir gerginlik, “Ay ne hediye alsam?”, “Acaba boş ev bulur muyum?”, “Kutulu gül kaç para?” diye geliyor, geçiyor. Peki ama Sevgililer Günü nedir, nereden icap etmiştir, gerçekten biliyor muyuz? Olayın varsayımsal bir Aziz Valentin’den çıkıp 1300’lerde başladığı, 1850’lerde ise küreselleştiği düşünülüyor. Hakikat bu mu?
Tempo kültürel antropoloji masası, bu âdetin gerçek ve kanlı tarihini sizler için adım adım takip etti.

İlk sevgililer (M.Ö. 5700)
Bir mağara resminde büyük bir yırtıcıdan el ele kaçarken betimlenen çiftin tarihteki ilk sevgililer olduğu düşünülmektedir. Dişi olan, elinde büyükçe bir bohça tutmaktadır. Kafası trip yapar gibi öte yana dönüktür.

Antik çağ görgüsüzlüğü (M.Ö 950)
Bilindiği gibi tarih öncesi dönemde büyü, fal, mucize gibi doğaüstü olaylar yaygın ve legaldi. Atkha adlı bir Yunan gencinin yöresindeki peygambere öykünüp, sevgilisine şov yapmak için büyük bir ateş yaktığı ve yanlışlıkla kendini közlediği bilinmektedir. O günden beri aşkın rengi kırmızı kalmıştır gibi bir şey.

Kutlanan ilk sevgililer günü (0.0.0000)
Lagertha ve Björn çıkmaya aslında milattan bir hafta önce başlamış Viking gençleriydi. Güzel bir tarih olsun diye aşklarını resmi olarak 0.0.0000’da başlattılar. Lakin dört ay sonra ayrıldıkları için, bu Sevgililer Günü tarihi kalıcı olmadı.

Aşkın sembolü (M.S 50- …)
Eski Mısır’da aşkı simgeleyen organ pankreas idi. Bu sembol Babil’de kalın bağırsağa, Asur’da diz kapağına ve Hititler’de kalbe dönüştü. Aşkın sakatatla, kalple bir ilgisinin olmadığı, tümüyle beyinsel bir aktivite olduğu ise ancak 1973’te anlaşılacaktı.

İlk hediye (1206)
Sevgililer Günü’nde verilen ilk hediye Ququa adlı gariban bir adamdır. Aztek genci Oqh tarafından, sevgilisi Bantelwon onuruna tapınaktan aşağı tekmelenmek suretiyle kurban edilmiştir.

Talihsiz ayrılıkların startı (1533)
Sevgililer Günü’nde çıkmaya başlayanlar kadar, o gün ayrılanların trajedisine de alışığız. Bu nahoş olgunun ilk kez Osmanlı’da kayda geçmesi ise ilginç bir tesadüftür. Divan şairi Abâdi’nin 14 Safer 1533’te sevgilisine gönderdiği kaside ufuk açıcıdır.

Müjganı nar-ı dermeyan eden bendegâhtan
kim gâh güneştir gâh ay
Aşktır ki sinede cism-u canı tabibe okuttum
da nys sn mşglsn glb by

İlk ciddi eleştiriler (1865)
“Ulan bu kıza tencere mi alayım, midilli mi vereyim, kozmetik mi göndereyim?” diye derde düşen Alman genci Karl Marx, en sonunda öfke içinde “Ya, bunların hepsi sistemin oyunu” diye isyan etmiş, o sistemin ne olduğunu bulmak için, bazıları günümüze de ulaşmış olan çeşitli eserler bile yayınlamıştır.

Gülün zaferi (1961)
1950’lerin sonuna kadar genel geçer bir Sevgililer Günü hediyesi belirlenememişti. En çok ıspanak, dereotu, su kabağı gibi sebzeler el değiştiriyordu. Ancak 1961’de toplanan Dünya Hediyelik Eşya Konsorsiyumu, “Bu ne lan, kabzımal mıyız biz? Şöyle daha zarif, tek kullanımlık, az da pahalı bir şey yok mu?!” diyerek bugünkü gül standardını belirlemiştir.

Ve şimdi (1980 – …)
Bugün ise 16 Haziran ya da 27 Kasım gibi rastgele bir tarihte, sebepsizce hediye vermenin sevgiliyi daha çok mutlu ettiği klinik deneylerle kanıtlanmış bulunmaktadır.

Kategoriler
Mizah
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • İhtiyaç sahipleri için çok kısa resim

    İhtiyaç sahipleri için çok kısa resim

    Aralık ayınız aydın, eviniz ılık olsun sevgili Tempo okurları. Kış demek sanat demek, İstanbul Modern demek, galeriler, ülkeye gelen güzel sergiler demek. Arzu etmeyiz ki, eşi dostu alıp bu...
  • TÜRK FUTBOLUNUN KURTULUŞU İÇİN ALTIN ÇÖZÜMLER

    TÜRK FUTBOLUNUN KURTULUŞU İÇİN ALTIN ÇÖZÜMLER

    İçinden geçtiğimiz kara dönem futbolla ilgilenen herkesi derinden üzüyor. İçinden geçtiğimiz kara dönem futbolla ilgilenen herkesi derinden üzüyor. Gerek kulüpler düzeyindeki başarısızlıklar, gerek milli takımlar boyutundaki hezimetler, her geçen...
  • İhtiyaç sahipleri için çok kısa felsefe tarihi

    İhtiyaç sahipleri için çok kısa felsefe tarihi

    Bu ay da konusunun en büyük uzmanlarından birine sizler için felsefe tarihini rafine ettirdik. Geçen ay başlattığımız ‘İhtiyaç sahipleri’ serisi sizden muazzam bir destek gördü sevgili Tempo okurları. Meğer...
  • Aziz Kedi sunar

    Aziz Kedi sunar

    Bir ara her sanatçı ruh gibi “Beni yalnız bırakın” dediği için üstüne gitmedik, yazılarına ara verdik. Bir ara her sanatçı ruh gibi “Beni yalnız bırakın” dediği için üstüne gitmedik,...