2001 Ruhuna Dönüş mü?

1 Ocak tarihli, yani geçen haftanın Agos’undaki yazıda El Kaide ve bağlantılı radikal İslamcı şiddetin birkaç yıllık sükûnet döneminden sonra yeniden harekete geçmeye başladığının emarelerinin görüldüğünü söylemiştim. Geride bıraktığımız...
radikal İslamcı

1 Ocak tarihli, yani geçen haftanın Agos’undaki yazıda El Kaide ve bağlantılı radikal İslamcı şiddetin birkaç yıllık sükûnet döneminden sonra yeniden harekete geçmeye başladığının emarelerinin görüldüğünü söylemiştim. Geride bıraktığımız hafta bu konuda gerçekten de yeni ve önemli gelişmelerin yaşandığını gördük.

Öncelikle Noel günü Detroit’e giden bir uçağı havaya uçurmaya çalışan ancak başarısız olan Nijeryalı eylemci Abdülmuttalib’in nasıl olup da sıkı güvenlik önlemlerini atlatıp uçağa binebildiği sorgulanıyor ABD’de ve Batı dünyasında. Başkan Obama bir güvenlik zafiyeti olduğunu kabul etti ve istihbarat birimlerini açık açık eleştirdi. Üstelik eylemcinin babasının, oğlunun davranışlarından şüphelendiğini ve gerekli makamlara ihbarda bulunduğunu biliyoruz. (Bu arada eylemciyle ilgili ilginç bir iki not. Zengin bir aileden geliyor. Babası Nijerya’nın önde gelen işadamlarından. Üstelik İngiltere’de bilgisayar eğitimi görmüş. Şu zaten biliniyordu: Radikal İslam’ın eylemcileri öyle alışıldığı gibi yoksul ve kaybedecek bir şeyi olmayan kesimden gelmiyor ne zamandır. Tam tersine, iyi eğitim görmüş, varlıklı çevrelerden gelen kesimler El Kaide ya da El Kaide ruhunu paylaşan örgütlerinde elemanları arasında önemli bir yer tutuyor. Bu son vaka da bunun iyi bir örneği. Tam da bu yüzden İslam ile Batı arasında zihinsel bir kırılmadan söz edebiliyoruz. Artık alışılmış kalıplar içinde düşünmeyi bırakmak gerekiyor, bu karşıtlık konusunda)

ABD ve Batı dünyası bu son gelişmenin ardından havaalanlarındaki önlemleri daha da sıkılaştırmaya hazırlanıyor. Artık Müslüman ülkelerden ABD ve Batılı ülkelere yolculuk etmek çok daha zahmetli olacak. Havaalanlarına vücudun içini gösteren kameralar kurulması söz konusu. Ayrıca belli ülkelerden (Bu ülkelerin hangileri olduğunu tahmin etmek zor değil) gelenler çok daha ayrıntılı bir aramaya tabi tutulacak. İhtimaldir ki Müslüman ülke vatandaşlarının Batıya seyahati artık neredeyse imkânsızlaşacak. Doğrusu bu adım var olan gerilimi ve uçurumu muhtemelen daha da derinleştirecektir. Obama son olarak istihbarat birimlerinden kapsamlı bir brifing aldı. Yeni daha sert adımlar yolda, özetle..

ABD ve Batılı ülkeleri alarma geçiren sadece bu gelişme değildi şüphesiz. İki kritik saldırı daha gerçekleşti yeni yılın ilk günlerinde. Afganistan’da bir CIA üssüne sızan Taliban üyesi üzerindeki bombayı patlattı ve 8 CIA ajanının ölmesine neden oldu. Üst düzey bir güvenlik zafiyeti daha. İntihar bombacısının ABD tarafından muhbir olarak kullanıldığı anlaşıldı. Nereden bakarsanız bakın, önemli bir eylem, CIA açısından kritik bir kayıp, (kurulduğu 1947’den beri CIA’nin toplam 90 kayıp verdiğini hatırlarsak eylemin önemi ortaya çıkar) Çıkan haberlere bakılırsa eylemci Ürdün, ABD ve El Kaide için çalışan ikili bir ajan ve bir doktor. ABD’lilerin güvenini de bir şekilde kazanmış. Olay günü Eymen el Zevahiri hakkında önemli bilgilere sahip olduğunu söyleyerek üsse girmiş. Eski bir CIA yetkilisi Associated Press’e bu tür kişilerin güvenini kazanabilmek için bütün güvenlik kontrollerinden geçirilmediklerini söylemiş. El Cezire’de açıklamaları yayınlanan bir Taliban sözcüsü ise eylemci El Balavi’nin Ürdün ve Amerikalı istihbaratçıları bir yıl boyunca yanıltan, ikili oynayan bir muhbir olduğunu söylüyor. Dikkatlerden kaçmamıştır, buradaki eylemci de bir doktor.

Aynı günlerde Pakistan’ın kuzeybatısında bir voleybol turnuvası sırasında bombalı bir saldırı düzenlendi. 88 kişi hayatını kaybetti. Patlamanın şiddeti nedeniyle yakınlardaki bir ev çöktü. Bölgede Taliban ve El Kadie’ye karşı geçen yıl kapsamlı bir operasyon düzenlenmiş ve bölgenin “temizlendiği” açıklanmış. Militanların bu operasyonlara bir tür yanıt verdikleri anlaşılıyor.

Tüm bunlara ilave olarak bir de Yemen dosyası ısınıyor. Yemen’in ABD açısından Irak ve Afganistan’a eklenecek üçüncü bir cephe olacağı ne zamandır konuşuluyor. Bir ABD yetkilisinin söylediğine göre “Irak dünün savaşıydı, Afganistan bugünün savaşı, Yemen ise yarının savaşı olacak..” Suudi Arabistan’ın yanı başındaki bu ülke takibattaki El Kaide militanları için bir sığınak görevi görmekle kalmıyor, ülkedeki yönetim zaafları da her tür militan için kolaylık sağlıyor. Detroit’e giden uçağı havaya uçurmaya çalışan Nijeryalı eylemcinin Yemen’de eğitim gördüğü söyleniyor. Keza ABD’li güvenlik yetkililerinin yaptıkları açıklamalara bakılırsa Yemen’de birkaç yüz El Kaide üyesi var ve bunlar giderek kuvvetleniyor. ABD’nin bölge komutasındaki en üst düzey yetkilisi General David Petraeus’un geçtiğimiz günlerde Yemen Cumhurbaşkanı ile bir araya gelerek El Kaide örgütüyle mücadelede neler yapılabileceğini tartıştığını ekleyelim.. ABD güvenlik güçleri yerel güçlerle birlikte bir süredir Yemen’de operasyonlar düzenliyordu. Ancak bu operasyonların hem direnişi kuvvetlendirdiği hem de pek bir işe yaramadığı ortada. Yemen’deki iktidarın, kuzeydeki ayrılıkçı Şiiler ve diğer sorunlar nedeniyle zaten zor durumda oluğunu da not düşelim. Son olarak Danimarka’da Hz Muhammed ile ilgili çizdiği karikatürler nedeniyle zor durumda kalan karikatürist Kurt Westergaard’ın evinde ölümcül bir saldırıdan kıl payı kurtulduğunu da hatırlayalım. Saldırgan Somaliliydi. Yaralı olarak yakalandı.

Özetle 2010 El Kaide ve Taliban’ın tekrar canlanmaya ve ses getirecek eylemler yapmaya hazırlandıkları bir yıl olacak, bu ortada. Obama’nın başkan seçilmesiyle artık hiçbir şeyin Bush dönemindeki gibi olmayacağı yorumları ağırlık kazanmıştı. Doğrusu dünyanın da bir nefes almaya ve gerilimin yumuşadığını görmeye ihtiyacı vardı. Ancak Afganistan’a ek asker gönderme hazırlıkları, Pakistan’da işlerin pek de yolunda gitmeyişi ile yeni bir evreye girdik. Yemen ve Irak ile cephe daha da genişlemiş durumda. Yani kukla yönetimler ne kadar artarsa cephe de o kadar genişliyor aslında. Şimdi soru şu: Bütün bu olanlardan sonra tekrar başa, yani 2001’e mi dönmeye hazır mıyız?

Yetvart Danzikyan

Kategoriler
Gündem

Benzer Konular

  • 6 soruda IŞİD

    6 Soruda IŞİD

    Peki ‘dünyanın en zengin terör örgütü’ nereden geldi, nereye gidiyor? Ortadoğu’nun son acı gerçeği Irak Şam İslam Devleti (IŞİD), ne zamandır Irak ve Suriye’de etkin. Vergi almaktan kıyafet yönergesi...
  • Birbirinin gözünden bakmak

    Birbirinin Gözünden Bakmak

    Bir yanda Batı, diğer yanda İslam medeniyeti. Ama İslam tarafında, medeniyet öncesine dönmek isteyen bir akım da var. Yoksa kulelere uçak çarptıran, karikatürcü öldüren bir medeniyet olabilir mi? Peki,...