120 yıl Yaşamak Mümkün

Süleyman Demirel´in doktoru Osman Müftüoğlu, sağlıklı yaşamın kitabını yazdı: `Yaşasın Hayat’. “Milenyumun iki parlayan yıldızı var: Genetik ve alternatif tıp. Tıbbın daha çok koruma üzerinde yoğunlaşacağını düşünüyorum. Yeni doktorun...

Süleyman Demirel´in doktoru Osman Müftüoğlu, sağlıklı yaşamın kitabını yazdı: `Yaşasın Hayat’. “Milenyumun iki parlayan yıldızı var: Genetik ve alternatif tıp. Tıbbın daha çok koruma üzerinde yoğunlaşacağını düşünüyorum. Yeni doktorun bir `sağlık koçu’ gibi olması gerekir.”

5bbcb6300f25442b706bb391

Osman Müftüoğlu

Niçin böyle bir kitap yazma gereği duydunuz?
Özellikle son tecrübelerim, bana tıpta koruyucu hekimliğin önemini gösterdi. Önceden, muayenehane pratiği içinde daha çok tedavi edici hekim görüntüsündeydik. Ama hastalıkların oluşmasını engelleyecek yöntemlerin ortaya çıkmasıyla tıp çok ileriye gitti.

Süleyman Demirel´in doktoru olmanız, koruyucu hekimliği benimsemenizde etkili oldu herhalde…
Aslında koruyucu hekimliği önemsemek, tıbbın temel prensibidir. Sayın Demirel´in doktoru olduğum sırada, o görevi daha geniş ve daha farklı bir meslek içinde tanımlama, algılama ve yorumlama imkânı buldum. 1990´lı yıllarda, Sayın Demirel´in hekimliğini üstlendikten sonra sağlıklı yaşam ve anti-aging ile uğraşmaya başladım.

Anti-aging nedir?
Anti-aging özellikle 1990´lı yıllardan sonra patlama gösteren bir durum. 1991´de Doktor Rutman, büyüme hormonu uygulamalarıyla insan yaşlanmasının önemli ölçüde geciktirilebileceğini, yaşlılıkla ilgili birçok belirtinin tedaviyle ertelenebileceğini ve hatta oluşmuş yıpranmaların tedavi edilebileceğini ortaya koyunca, tıpta büyük bir kargaşa yaşandı. Çağdaş tıp, bu konuyla ekonomik sebeplerden dolayı ilgilenmedi. Çünkü sanayileşmiş güncel tıp, daha çok teşhis ve tedaviden para kazanan bir sanayi.

Oysa önleyici tıp, ekonomik açıdan tasarruf sağlıyor, değil mi?
Bazı tartışmalarda “Tamamlayıcı tıp yöntemlerini, pozitif tıp tahsili yapmış, neredeyse akademisyen olan bir insan olarak sizin savunmanız garip kaçmıyor mu” diyorlar. Benim savunduğum pozitif tıptır. Ama pozitif tıbbın yeni bir kavramla yeniden kendini eleştirmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu kavram da alternatif tıptır. Bu, integratif tıptır. İntegratif tıp, entegre eden, birleştiren ve bütünleyen tıptır ki, öbür tıptan farkı insanı yalnızca bir beden olarak değil, beden ve ruhtan yapılmış bir bütün olarak düşünmesidir.

Bu noktadan kitap yazmaya nasıl geçtiniz?
Kitap yazmamdaki amaç, muayenehane koşullarında hastalarla paylaşamadığımız sağlık bilgilerini vermek. Tüm bu süreç içerisindeki deneyimlerimi; daha iyi yaşamaya, daha fazla spor yapmaya, daha dengeli beslenmeye yönelik notlarımı kitap haline getirdim. Benim kitapta önerdiğim aslında alternatif bir tıp yaklaşımıdır. Modern tıbbın şemsiyesi altına girmiş, insanlara önce güven ve mutluluk hissi, sonra şifa veren bir yöntemdir.

Alternatif tıptan kastınız ne?
Aşırı korumacı bir tıp kavramı. Düzenli yaşayarak, spor yaparak, dengeli beslenerek; daha az kafein, daha az sigara, daha az alkol alarak; çevresel kirlenmeden kendimizi koruyarak, yapay tatlandırıcılı besinlerden uzak durarak yaşam sürmeyi içerir. Bu, sağlık açısından çok önemli.

Bu anlayışta doktorların işlevi ne oluyor?
Yeni doktorun bir ´sağlık koçu´ gibi olması gerektiğini iddia ediyorum. Sizi tedavi eden değil, sizin sağlığınızı izleyen… Sizinle sürekli diyalog içinde olmalıyım ve yaşadığınız sağlık sorunlarını bilmeliyim ki, size yardımcı olabileyim.

Bu anlayış dünyada ne kadar yaygın ki Türkiye´de geçerli olsun?
Milenyumun iki parlayan yıldızı var: Birincisi genetik, ikincisi alternatif tıp. Yeni tıbbın daha çok koruma üzerinde yoğunlaşacağını düşünüyorum; ilaç sanayiinin yerini tamamlayıcı tıp ürünleri alacak. Yoksa Amerika´nın yüzde 30´una yakın üniversitesinde bunu destekleyen bulgular çıkmaz, alternatif tıp üstüne bölümler açılmazdı.

Dönemin Cumhurbaşkanı´nın özel doktoruydunuz, Numune Hastanesi´nde de başhekimdiniz. Niçin siz de Numune´ye bir integratif tıp bölümü açmadınız?
Düşünmedim, çünkü Sağlık Bakanlığı´nın yapısı, sağlık mevzuatı şu anda buna müsait değil. Hastanede bir kalp bölümü yoksa onu açabilirsiniz ama alternatif tıp bölümü açamazsınız.

Bu işin geleceği nereye gidiyor?
İleride hormon koruma tedavileriyle çok daha büyük başarılara imza atılacağına inanıyorum. Anti-aging´in amacı aslında sizi daha uzun yaşatmak değil. Size daha iyi, daha az sağlık problemi olan bir beden vaat ediyor. Sizi daha iyi bir yaşlılığa hazırlıyor. Yaşlandığınızda da spor yapabilen, kendinizi rahatça ifade edebilen bir yapıya sahip olmanızı sağlıyor. Bu sizin yaşam sürenizi zaten uzatıyor.

Anti-aging sayesinde insanların yaşam süresi gelecekte 150-200 yaşına kadar uzayacak mı?
1900´lü yıllarda 50-54 yıl olan yaşam süresi, 2000 yılında 85 oldu. Antropologlar, psikologlar, anatomistler ve diğer yardımcı meslektaşlar olarak ortalama yaşam süresi beklentisinin 120 yıla kadar uzayabileceğini düşünüyoruz. Bu süre, olabilecek maksimum süre gibi düşünülüyor. Bu nereden kaynaklanıyor? Ortalama kemik oluşumunun beş katıdır, memeli canlılarda. İnsanlarda kemik oluşumu maksimum 24 yılda oluşur. 120 yılın sürpriz olmayacağı 120 yıl yaşayanlardan belli zaten.

Antioxidant Kokteyli
  • E vitamini: 400 mg/gün
  • C vitamini: 1500 mg/gün
  • Beta karoten: 12 mg/gün
  • Selenyum: 100 mcg/gün
  • Çinko: 20 mg/gün
Kategoriler
RöportajSağlık
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Bir Damla Yağdan Bin Şifa

    Bir Damla Yağdan Bin Şifa

    Bitkisel yağlar ilaç, gıda ve kozmetik sektörlerinin vazgeçilmez parçası… Ateş, akne, tansiyon ve yaraya bergamot. Safra kesesi ve böbrek sorunlarına çam. Egzamaya lavanta, diş ağrısına karanfilyağı. Bitkilerden sağlık ve...
  • Görüntünüz Yaşınızı Ele Vermesin! Genç Kalmanın Sırları?

    Uzun yıllar genç kalmanın sırrının çözülmesiyle gelişen anti-aging, aynı zamanda sağlıklı bir bedene sahip olmayı da sağlıyor. Peki, görüntünüzün yaşınızı ele vermemesi için nasıl bir yaşam tarzı benimsemeniz gerekiyor?...
  • Suyun Mucizeleri

    Suyun Mucizeleri

    Toksinlerden ve şişkinliklerden arının, enerji ve hayatla dolun… İşte gerçek bir “sağlık ve güzellik kürü”. Dümdüz bir karın, esnek bir cilt ve sınırsız enerji için suyun mucizeleriyle tanışmaya hazır...
  • Japonlar Neden Uzun Yaşar

    Japonlar, Neden Uzun Yaşar?

    İyi bir yaşamın yolu, beden sağlığına değer vermekten geçiyor. İncelikli yemek kültürleriyle, uzun bir ömrün sırrını çözen Japon mutfağından, lezzet, mutluluk ve sağlık adına öğrenecek çok şey var. Asya...